Sûre 10 · Ayet 12
يونس
10. Yûnus Suresi · 12. Ayet
وَإِذَا مَسَّ ٱلْإِنسَـٰنَ ٱلضُّرُّ دَعَانَا لِجَنۢبِهِۦٓ أَوْ قَاعِدًا أَوْ قَآئِمًا فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُۥ مَرَّ كَأَن لَّمْ يَدْعُنَآ إِلَىٰ ضُرٍّ مَّسَّهُۥ ۚ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِفِينَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ ﴿١٢﴾
Ve iza messel insanez durru deana licenbihi ev kaıden ev kaimen felemma keşefna anhu durrahu merre ke en lem yed'una ila durrin messahu kezalike zuyyine lil musrifine ma kanu ya'melun.
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, gerek yan yatarken, gerek otururken, gerek dikilirken bize dua eder. Kendisinden sıkıntısını gideriverdik mi sanki kendisine dokunan o sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi aldırmadan geçer gider. İşte o aşırı gidenlere yaptıkları şeyler böyle güzel gelir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَإِذَاLemma: إِذا | Edat + İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | مَسَّLemma: مَسَّ | Fiil | dokunur | مسس | dokunmak |
| 3 | ٱلۡإِنسَٰنَLemma: إِنسان | Edat + İsim | i̇nsan | أنس | alışmak, yakınlık kurmak; insan |
| 4 | ٱلضُّرُّLemma: ضُرّ | Edat + İsim | zarar | ضرر | zarar vermek |
| 5 | دَعَانَاLemma: دَعا | Fiil + İsim | duaları | دعو | çağırmak, dua etmek |
| 6 | لِجَنۢبِهِۦٓLemma: جَنب | Edat + İsim | yan | جنب | yan taraf / uzak durmak / kaçınmak |
| 7 | أَوۡLemma: أَو | Edat | veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | قَاعِدًاLemma: قاعِد | İsim | oturmak | قعد | oturmak / geri durmak / temel olmak |
| 9 | أَوۡLemma: أَو | Edat | veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | قَآئِمٗاLemma: قائِم | İsim | ayakta duran | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 11 | فَلَمَّاLemma: لَمّا | Edat + İsim | henüz, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | كَشَفۡنَاLemma: كَشَفَ | Fiil + İsim | gidermek | كشف | açmak / gidermek |
| 13 | عَنۡهُLemma: عَن | Edat + İsim | ondan, onun hakkında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | ضُرَّهُۥLemma: ضُرّ | İsim | zarar | ضرر | zarar vermek |
| 15 | مَرَّLemma: مَرَّ | Fiil | kez | مرر | geçmek / defa-kez olmak |
| 16 | كَأَنLemma: كَأَنْ | Edat | olur | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | لَّمۡLemma: لَم | Edat | değil (geçmiş) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | يَدۡعُنَآLemma: دَعا | Fiil + İsim | duaları | دعو | çağırmak, dua etmek |
| 19 | إِلَىٰLemma: إِلَى | Edat | -e, -a doğru | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | ضُرّٖLemma: ضُرّ | İsim | zarar | ضرر | zarar vermek |
| 21 | مَّسَّهُۥۚLemma: مَسَّ | Fiil + İsim | dokunur | مسس | dokunmak |
| 22 | كَذَٰلِكَLemma: ذا | Edat + İsim | böylece | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 23 | زُيِّنَLemma: زَيَّنَ | Fiil | süslemek | زين | süslemek |
| 24 | لِلۡمُسۡرِفِينَLemma: مُسْرِف | Edat + İsim | aşırı gidenler | سرف | aşırı gitmek / israf etmek |
| 25 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 26 | كَانُواْLemma: كانَ | Fiil + İsim | idiler | كون | olmak, var olmak |
| 27 | يَعۡمَلُونَLemma: عَمِلَ | Fiil + İsim | yaparlar | عمل | iş yapmak, amel |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.