Sûre 9 · Ayet 115
التوبة
9. Tevbe Suresi · 115. Ayet
وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِلَّ قَوْمًۢا بَعْدَ إِذْ هَدَىٰهُمْ حَتَّىٰ يُبَيِّنَ لَهُم مَّا يَتَّقُونَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ ﴿١١٥﴾
Ve ma kanallahu liyudille kavmen ba'de iz hedahum hatta yubeyyine lehum ma yettekune innallahe bi kulli şey'in alim
Allah, bir kavmi hidayete erdirdikten sonra, nelerden sakınacaklarını kendilerine iyice açıklamadıkça dalalete düşürmez. Gerçek şu ki, Allah her şeyi bilir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَمَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | كَانَLemma: كانَ | Fiil | idi | كون | olmak, var olmak |
| 3 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 4 | لِيُضِلَّLemma: أَضَلَّ | Edat + Fiil | saptırır | ضلل | sapmak, şaşırmak |
| 5 | قَوۡمَۢاLemma: قَوْم | İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 6 | بَعۡدَLemma: بَعْد | İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 7 | إِذۡLemma: إِذ | İsim | o zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | هَدَىٰهُمۡLemma: هَدَى | Fiil + İsim | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 9 | حَتَّىٰLemma: حَتَّى | Edat | ta ki, kadar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | يُبَيِّنَLemma: بَيَّنُ | Fiil | açıklar | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 11 | لَهُم | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | مَّاLemma: ما | İsim | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | يَتَّقُونَۚLemma: اتَّقَى | Fiil + İsim | sakındı, korundu | وقي | korumak, sakınmak; takva |
| 14 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 16 | بِكُلِّLemma: كُلّ | Edat + İsim | hepsi | كلل | bütün, tamamı |
| 17 | شَيۡءٍLemma: شَىْء | İsim | şey, bir şey | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 18 | عَلِيمٌLemma: عَلِيم | İsim | bilen, alim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.