Sûre 8 · Ayet 49
الأنفال
8. Enfâl Suresi · 49. Ayet
إِذْ يَقُولُ ٱلْمُنَـٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ غَرَّ هَـٰٓؤُلَآءِ دِينُهُمْ ۗ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ﴿٤٩﴾
İz yekûlul munâfikûne vellezîne fî kulûbihim maradun garra hâulâi dînuhum ve men yetevekkel alâllâhi fe innallâhe azîzun hakîm.
O sırada münafıklar ve kalblerinde hastalık bulunanlar, (müslümanlar hakkında) "şu adamları dinleri aldattı" diyorlardı. Oysa her kim Allah'a tevekkül ederse bilsin ki, Allah galiptir, güçlüdür ve hikmet sahibidir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إِذۡLemma: إِذ | İsim | o zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَقُولُLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 3 | ٱلۡمُنَٰفِقُونَLemma: مُنافِق | Edat + İsim | münafık | نفق | harcamak; tükenmek/geçip gitmek; nifak/ikiyüzlülük bağlamı |
| 4 | وَٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | Edat + İsim | ve kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | قُلُوبِهِمLemma: قَلْب | İsim | kalp | قلب | dönmek, kalp |
| 7 | مَّرَضٌLemma: مَرَض | İsim | hastalık | مرض | hasta olmak |
| 8 | غَرَّLemma: غَرَّ | Fiil | aldatmak | غرر | aldatmak |
| 9 | هَـٰٓؤُلَآءِLemma: ذا | Edat + İsim | bunlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | دِينُهُمۡۗLemma: دِين | İsim | din, hesap | دين | din, hesap günü, borç, yaşam biçimi |
| 11 | وَمَنLemma: مَن | Edat + İsim | ve kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | يَتَوَكَّلۡLemma: تَوَكَّلْ | Fiil | tevekkül | وكل | güvenip bırakmak |
| 13 | عَلَىLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 15 | فَإِنَّLemma: ف | Edat | şüphesiz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 17 | عَزِيزٌLemma: عَزِيز | İsim | güçlü, aziz | عزز | güçlü olmak |
| 18 | حَكِيمٞLemma: حَكِيم | İsim | hikmetli, hakim | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.