Sûre 8 · Ayet 34
الأنفال
8. Enfâl Suresi · 34. Ayet
وَمَا لَهُمْ أَلَّا يُعَذِّبَهُمُ ٱللَّهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَمَا كَانُوٓا۟ أَوْلِيَآءَهُۥٓ ۚ إِنْ أَوْلِيَآؤُهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُتَّقُونَ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ﴿٣٤﴾
Ve ma lehum ella yuazzibehumullahu vehum yesuddune anil mescidil harami ve ma kanu evliyaehu in evliyauhu illel muttekune ve lakinne ekserehum la ya'lemun.
Şimdi ise Allah'ın kendilerine azab etmemesi için neleri var ki? Oysa Mescidi Haram'dan menediyorlar. Üstelik onun hizmetine ehil kişiler de değiller. Çünkü onun hizmetine ehil olanlar ancak müttakilerdir. Lâkin çoğu bunu bilmezler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَمَاLemma: ما | Edat + İsim | ve ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | لَهُمۡ | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | أَلَّاLemma: أَن | Edat | ki ... değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | يُعَذِّبَهُمُLemma: عَذَّبَ | Fiil + İsim | azap etmek | عذب | azap etmek, ceza vermek |
| 5 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 6 | وَهُمۡ | Edat + İsim | ve onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | يَصُدُّونَLemma: صَدَّ | Fiil + İsim | alıkoymak | صدد | engellemek |
| 8 | عَنِLemma: عَن | Edat | hakkında, -den | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | ٱلۡمَسۡجِدِLemma: مَسْجِد | Edat + İsim | mescid | سجد | secde etmek |
| 10 | ٱلۡحَرَامِLemma: حَرام | Edat + İsim | haram | حرم | haram, kutsal |
| 11 | وَمَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | كَانُوٓاْLemma: كانَ | Fiil + İsim | olur | كون | olmak, var olmak |
| 13 | أَوۡلِيَآءَهُۥٓۚLemma: وَلِيّ | İsim | dost, veli | ولي | yakın olmak, korumak; veli |
| 14 | إِنۡLemma: إِن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | أَوۡلِيَآؤُهُۥٓLemma: وَلِيّ | İsim | dost, veli | ولي | yakın olmak, korumak; veli |
| 16 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | ٱلۡمُتَّقُونَLemma: مُتَّقي | Edat + İsim | Takva sahibi | وقي | korumak, sakınmak; takva |
| 18 | وَلَٰكِنَّLemma: و | Edat | fakat | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | أَكۡثَرَهُمۡLemma: أَكْثَر | İsim | çoğu, daha fazla | كثر | çoğalmak |
| 20 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | يَعۡلَمُونَLemma: عَلِمَ | Fiil + İsim | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.