Sûre 7 · Ayet 100
الأعراف
7. A'râf Suresi · 100. Ayet
أَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِ أَهْلِهَآ أَن لَّوْ نَشَآءُ أَصَبْنَـٰهُم بِذُنُوبِهِمْ ۚ وَنَطْبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ ﴿١٠٠﴾
Eve lem yehdi lillezin yerisunel arda min ba'di ehliha en lev neşau esabnahum bi zunubihim ve netbeu ala kulubihim fe hum la yesmeun.
Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris olanlara hâlâ şu gerçek belli olmadı mı ki: Eğer biz dileseydik onları da günahlarından dolayı musibetlere uğratırdık! Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) işitmezler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أَوَلَمۡLemma: أ | İsim + Edat | mı? (soru) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَهۡدِLemma: هَدَى | Fiil | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 3 | لِلَّذِينَLemma: الَّذِي | Edat + İsim | kimseler için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | يَرِثُونَLemma: وَرِثَ | Fiil + İsim | miras almak | ورث | miras almak / mirasçı olmak |
| 5 | ٱلۡأَرۡضَLemma: أَرْض | Edat + İsim | yer | أرض | yeryüzü, toprak |
| 6 | مِنۢLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | بَعۡدِLemma: بَعْد | İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 8 | أَهۡلِهَآLemma: أَهْل | İsim | halkı | أهل | aile, halk; ehil/layık olmak |
| 9 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | لَّوۡLemma: لَو | Edat | eğer, keşke | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | نَشَآءُLemma: شاءَ | Fiil | diler | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 12 | أَصَبۡنَٰهُمLemma: أَصابَ | Fiil + İsim | isabet etti | صوب | isabet etmek; başa gelmek/uğramak; yönelmek |
| 13 | بِذُنُوبِهِمۡۚLemma: ذَنب | Edat + İsim | günah | ذنب | günah, suç, kusur |
| 14 | وَنَطۡبَعُLemma: طَبَعَ | Edat + Fiil | mühürleriz | طبع | mühürlemek |
| 15 | عَلَىٰLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | قُلُوبِهِمۡLemma: قَلْب | İsim | kalpleri | قلب | dönmek, kalp |
| 17 | فَهُمۡ | Edat + İsim | böylece onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | يَسۡمَعُونَLemma: سَمِعَ | Fiil + İsim | işitir | سمع | işitmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.