Sûre 6 · Ayet 90
الأنعام
6. En'âm Suresi · 90. Ayet
أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ ۖ فَبِهُدَىٰهُمُ ٱقْتَدِهْ ۗ قُل لَّآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا ۖ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْعَـٰلَمِينَ ﴿٩٠﴾
Ulaikelleziyne hedallahu fe bi hudahumuktadih kul la es'elukum aleyhi ecran in huve illa zikra lil alemin
Bunlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy. De ki: "Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece bütün âlemlere bir öğüttür
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أُوْلَـٰٓئِكَLemma: ذا | İsim + Edat | işte onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | هَدَىLemma: هَدَى | Fiil | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 4 | ٱللَّهُۖLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 5 | فَبِهُدَىٰهُمُLemma: هُدًى | Edat + İsim | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 6 | ٱقۡتَدِهۡۗLemma: اقْتَدِهْ | Fiil | uymak | قدو | uymak / izinden gitmek |
| 7 | قُلLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 8 | لَّآLemma: لا | Edat | hayır/değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | أَسۡـَٔلُكُمۡLemma: سَأَلَ | Fiil + İsim | sorar | سأل | sormak |
| 10 | عَلَيۡهِLemma: عَلَى | Edat + İsim | onun üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | أَجۡرًاۖLemma: أَجْر | İsim | ecir | أجر | ücret, ecir, karşılık, ödül |
| 12 | إِنۡLemma: إِن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | ذِكۡرَىٰLemma: ذِكْرَى | İsim | zikir | ذكر | hatırlamak, anmak; zikir |
| 16 | لِلۡعَٰلَمِينَLemma: عالَم | Edat + İsim | alem, evren | علم | bilmek, bilgi, ilim |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.