Sûre 6 · Ayet 51
الأنعام
6. En'âm Suresi · 51. Ayet
وَأَنذِرْ بِهِ ٱلَّذِينَ يَخَافُونَ أَن يُحْشَرُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّهِمْ ۙ لَيْسَ لَهُم مِّن دُونِهِۦ وَلِىٌّ وَلَا شَفِيعٌ لَّعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ ﴿٥١﴾
Ve enzir bihilllezine yehafune en yuhşeru ila rabbihim leyse lehum min dunihi veliyyun ve la şefiun leallehum yettekune.
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Onlar için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlar
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَأَنذِرۡLemma: أَنذَرَ | Edat + Fiil | uyarır | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 2 | بِهِ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | يَخَافُونَLemma: خافَ | Fiil + İsim | korkar | خوف | korkmak |
| 5 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | يُحۡشَرُوٓاْLemma: حَشَرَ | Fiil + İsim | toplar | حشر | toplamak, haşir |
| 7 | إِلَىٰLemma: إِلَى | Edat | -e, -a doğru | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | رَبِّهِمۡLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 9 | لَيۡسَLemma: لَيْسَ | Fiil | değil | ليس | olmama, değil |
| 10 | لَهُم | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | مِّنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | دُونِهِۦLemma: دُون | İsim | başka, dışında | دون | altında olmak, dışında |
| 13 | وَلِيّٞLemma: وَلِيّ | İsim | dost, veli | ولي | yakın olmak, korumak; veli |
| 14 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | شَفِيعٞLemma: شَفِيع | İsim | şefaat | شفع | şefaat etmek / aracılık etmek |
| 16 | لَّعَلَّهُمۡLemma: لَعَلّ | Edat + İsim | belki, umarım, ümit ederim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | يَتَّقُونَLemma: اتَّقَى | Fiil + İsim | sakındı, korundu | وقي | korumak, sakınmak; takva |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.