Sûre 6 · Ayet 37
الأنعام
6. En'âm Suresi · 37. Ayet
وَقَالُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ ۚ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يُنَزِّلَ ءَايَةً وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ﴿٣٧﴾
Ve kalu levla nuzzile aleyhi ayetun min rabbihi kul innallahe kadirun ala en yunezzile ayeten ve lakinne ekserahum la ya'lemun.
Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?" De ki: "Şüphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çokları bilmezler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَقَالُواْLemma: قالَ | Edat + Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | لَوۡلَاLemma: لَوْلا | Edat | keşke, olmasaydı | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | نُزِّلَLemma: نَزَّلَ | Fiil | indirir | نزل | inmek, indirmek |
| 4 | عَلَيۡهِLemma: عَلَى | Edat + İsim | onun üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | ءَايَةٞLemma: آيَة | İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 6 | مِّنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | رَّبِّهِۦۚLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 8 | قُلۡLemma: قالَ | Fiil | de | قول | söylemek, söz |
| 9 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 11 | قَادِرٌLemma: قادِر | İsim | takdir etti, gücü yetti | قدر | ölçmek, takdir etmek |
| 12 | عَلَىٰٓLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | يُنَزِّلَLemma: نَزَّلَ | Fiil | indirir | نزل | inmek, indirmek |
| 15 | ءَايَةٗLemma: آيَة | İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 16 | وَلَٰكِنَّLemma: و | Edat | fakat | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | أَكۡثَرَهُمۡLemma: أَكْثَر | İsim | çoğu, daha fazla | كثر | çoğalmak |
| 18 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | يَعۡلَمُونَLemma: عَلِمَ | Fiil + İsim | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.