Sûre 6 · Ayet 146
الأنعام
6. En'âm Suresi · 146. Ayet
وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا كُلَّ ذِى ظُفُرٍ ۖ وَمِنَ ٱلْبَقَرِ وَٱلْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَآ إِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَآ أَوِ ٱلْحَوَايَآ أَوْ مَا ٱخْتَلَطَ بِعَظْمٍ ۚ ذَٰلِكَ جَزَيْنَـٰهُم بِبَغْيِهِمْ ۖ وَإِنَّا لَصَـٰدِقُونَ ﴿١٤٦﴾
Ve alellezine hadu harramna külle zi zufür. Ve minel bekari vel ganemi harramna aleyhim şühumehüma illa ma hamelet zuhuruhüma evil havaya ev ma ihtelata bi azm. Zalike cezeynühüm bi bağyihim ve inna le sadikun.
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında, yahut bağırsaklarında bulunan, ya da kemiğe karışan yağlar dışında, sığır ve koyunun da, yağlarını onlara haram ettik. Saldırganlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَعَلَىLemma: و | Edat | ve üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | هَادُواْLemma: هادُ | Fiil + İsim | yahudiler | هود | Yahudiler; dönmek/yönelmek |
| 4 | حَرَّمۡنَاLemma: حَرَّمَ | Fiil + İsim | haram kıldı | حرم | haram, kutsal |
| 5 | كُلَّLemma: كُلّ | İsim | hepsi | كلل | bütün, tamamı |
| 6 | ذِيLemma: ذُو | İsim | sahip olan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ظُفُرٖۖLemma: ظُفُر | İsim | tırnak | ظفر | zafer kazanmak / tırnak |
| 8 | وَمِنَLemma: و | Edat | ve -den | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | ٱلۡبَقَرِLemma: بَقَر | Edat + İsim | inekler | بقر | sığır, inek, hayvan |
| 10 | وَٱلۡغَنَمِLemma: غَنَم | Edat + İsim | koyun | غنم | ganimet / koyun |
| 11 | حَرَّمۡنَاLemma: حَرَّمَ | Fiil + İsim | haram kıldı | حرم | haram, kutsal |
| 12 | عَلَيۡهِمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | onlar üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | شُحُومَهُمَآLemma: شُحُوم | İsim | iç yağları | شحم | yağ, iç yağı, şehm |
| 14 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | حَمَلَتۡLemma: حَمَلَ | Fiil | taşır | حمل | taşımak |
| 17 | ظُهُورُهُمَآLemma: ظَهْر | İsim | sırtları | ظهر | görünmek, zahir |
| 18 | أَوِLemma: أَو | Edat | veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | ٱلۡحَوَايَآLemma: حَوايا | Edat + İsim | bağırsaklar | حوي | ihtiva etmek, içermek, kuşatmak, çevrelemek |
| 20 | أَوۡLemma: أَو | Edat | veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | ٱخۡتَلَطَLemma: اخْتَلَطَ | Fiil | karışmak | خلط | karışmak / karıştırmak |
| 23 | بِعَظۡمٖۚLemma: عَظْم | Edat + İsim | kemik | عظم | büyük olmak |
| 24 | ذَٰلِكَLemma: ذا | İsim + Edat | işte bu | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 25 | جَزَيۡنَٰهُمLemma: جَزَى | Fiil + İsim | ceza verdi, karşılık verdi | جزي | karşılık vermek, ceza |
| 26 | بِبَغۡيِهِمۡۖLemma: بَغْي | Edat + İsim | azgınlık | بغي | istemek, aramak; haddi aşmak, azgınlık etmek |
| 27 | وَإِنَّاLemma: إِنّ | Edat + İsim | ve şüphesiz biz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 28 | لَصَٰدِقُونَLemma: صادِق | Edat + İsim | doğru söyleyen | صدق | doğru söylemek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.