Sûre 58 · Ayet 9
المجادلة
58. Mücâdele Suresi · 9. Ayet
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا تَنَـٰجَيْتُمْ فَلَا تَتَنَـٰجَوْا۟ بِٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ وَمَعْصِيَتِ ٱلرَّسُولِ وَتَنَـٰجَوْا۟ بِٱلْبِرِّ وَٱلتَّقْوَىٰ ۖ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِىٓ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ ﴿٩﴾
Ya eyyuhellezine amenu iza tenaceytum fela tetenacev bil ismi vel udvani ve ma'siyetir rasuli ve tenacev bil birri vet takva vettekullahellezi ileyhi tuhşerun.
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvayı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يَـٰٓأَيُّهَاLemma: أَيّ | Edat + İsim | ey | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | ءَامَنُوٓاْLemma: آمَنَ | Fiil + İsim | ey iman edenler | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 4 | إِذَاLemma: إِذا | İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | تَنَٰجَيۡتُمۡLemma: تَناجَيْ | Fiil + İsim | gizli konuşuyorsunuz | نجو | kurtulmak |
| 6 | فَلَاLemma: ف | Edat | artık değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | تَتَنَٰجَوۡاْLemma: تَناجَيْ | Fiil + İsim | gizli danışma yaparsınız | نجو | kurtulmak |
| 8 | بِٱلۡإِثۡمِLemma: إِثْم | Edat + İsim | günah | أثم | günah işlemek |
| 9 | وَٱلۡعُدۡوَٰنِLemma: عُدْوان | Edat + İsim | düşman | عدو | düşmanlık etmek; sınırı aşmak; saldırmak |
| 10 | وَمَعۡصِيَتِLemma: مَعْصِيَت | Edat + İsim | asan | عصي | isyan etmek / karşı gelmek |
| 11 | ٱلرَّسُولِLemma: رَسُول | Edat + İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 12 | وَتَنَٰجَوۡاْLemma: تَناجَيْ | Edat + Fiil + İsim | gizli danışma yaparlar | نجو | kurtulmak |
| 13 | بِٱلۡبِرِّLemma: بِرّ | Edat + İsim | i̇yilik | برر | iyilik ve doğruluk |
| 14 | وَٱلتَّقۡوَىٰۖLemma: تَقْوَى | Edat + İsim | sakındı, korundu | وقي | korumak, sakınmak; takva |
| 15 | وَٱتَّقُواْLemma: اتَّقَى | Edat + Fiil + İsim | sakındı, korundu | وقي | korumak, sakınmak; takva |
| 16 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 17 | ٱلَّذِيٓLemma: الَّذِي | İsim | o ki, olan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | إِلَيۡهِLemma: إِلَى | Edat + İsim | ona | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | تُحۡشَرُونَLemma: حَشَرَ | Fiil + İsim | toplar | حشر | toplamak, haşir |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.