Sûre 58 · Ayet 5
المجادلة
58. Mücâdele Suresi · 5. Ayet
إِنَّ ٱلَّذِينَ يُحَآدُّونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ كُبِتُوا۟ كَمَا كُبِتَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ وَقَدْ أَنزَلْنَآ ءَايَـٰتٍۭ بَيِّنَـٰتٍ ۚ وَلِلْكَـٰفِرِينَ عَذَابٌ مُّهِينٌ ﴿٥﴾
İnnellezine yuhaddunallahe ve rasulehu kubitu kama kubitellezine min kablihim ve kad enzelna ayatin beyyinatin ve lil kafirine azabun muhin.
Allah'a ve Resulüne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Biz apaçık âyetler indirmişizdir. Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | يُحَآدُّونَLemma: يُحادُّ | Fiil + İsim | karşı çıkmak | حدد | sınır koymak / karşı çıkmak |
| 4 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 5 | وَرَسُولَهُۥLemma: رَسُول | Edat + İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 6 | كُبِتُواْLemma: كُبِتَ | Fiil + İsim | bastırmak | كبت | bastırmak / yüzüstü bırakmak |
| 7 | كَمَاLemma: ك | Edat | gibi | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | كُبِتَLemma: كُبِتَ | Fiil | bastırmak | كبت | bastırmak / yüzüstü bırakmak |
| 9 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | قَبۡلِهِمۡۚLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 12 | وَقَدۡLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | أَنزَلۡنَآLemma: أَنزَلَ | Fiil + İsim | indirir | نزل | inmek, indirmek |
| 14 | ءَايَٰتِۭLemma: آيَة | İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 15 | بَيِّنَٰتٖۚLemma: بَيِّنَة | İsim | apaçık delil | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 16 | وَلِلۡكَٰفِرِينَLemma: كافِر | Edat + İsim | kafir | كفر | örtmek, inkâr etmek |
| 17 | عَذَابٞLemma: عَذاب | İsim | azap | عذب | azap etmek, ceza vermek |
| 18 | مُّهِينٞLemma: مُهِين | İsim | alçaltıcı | هون | kolay olmak / değersizleşmek / alçalmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.