Sûre 50 · Ayet 14
ق
50. Kâf Suresi · 14. Ayet
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْأَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍ ۚ كُلٌّ كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ ﴿١٤﴾
Ve ashâbul eyketi ve kavmu tubbaın küllün kezzebetir rusule fehakka vaîdi.
Eyke halkı ve Tübbâ kavmi de, bunların hepsi peygamberleri yalanladılar da (onlara) azabım hak oldu
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَأَصۡحَٰبُLemma: أَصْحاب | Edat + İsim | sahipler, arkadaşlar | صحب | eşlik etmek |
| 2 | ٱلۡأَيۡكَةِLemma: أَيْكَة | Edat + İsim | orman, ağaç topluluğu, gözlük ağacı | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | وَقَوۡمُLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 4 | تُبَّعٖۚLemma: تُبَّع | İsim | Tubba' | تبع | uymak, tabi olmak |
| 5 | كُلّٞLemma: كُلّ | İsim | hepsi | كلل | bütün, tamamı |
| 6 | كَذَّبَLemma: كَذَّبَ | Fiil | yalanlar | كذب | yalan söylemek, yalanlamak |
| 7 | ٱلرُّسُلَLemma: رَسُول | Edat + İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 8 | فَحَقَّLemma: حَقَّ | Edat + Fiil | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 9 | وَعِيدِLemma: وَعِيد | İsim | tehdit | وعد | söz vermek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.