Sûre 47 · Ayet 32
محمد
47. Muhammed Suresi · 32. Ayet
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَشَآقُّوا۟ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَىٰ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا وَسَيُحْبِطُ أَعْمَـٰلَهُمْ ﴿٣٢﴾
İnnellezine keferu ve saddu an sebilillahi ve şakku erresule min ba'di ma tebeyyene lehumul huda len yedurrullahe şey'en ve seyuhbitu a'malehum
Şüphesiz ki, inkâr edenler, Allah yolundan menedenler ve kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelenler Allah'a hiçbir zarar veremeyeceklerdir. Allah onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | كَفَرُواْLemma: كَفَرَ | Fiil + İsim | inkâr ettiler | كفر | örtmek, inkâr etmek |
| 4 | وَصَدُّواْLemma: صَدَّ | Edat + Fiil + İsim | alıkoymak | صدد | engellemek |
| 5 | عَنLemma: عَن | Edat | hakkında, -den | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | سَبِيلِLemma: سَبِيل | İsim | yol | سبل | yol |
| 7 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 8 | وَشَآقُّواْLemma: شاقُّ | Edat + Fiil + İsim | karşı çıkar | شقق | yarılmak / ayrılmak / zor gelmek |
| 9 | ٱلرَّسُولَLemma: رَسُول | Edat + İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 10 | مِنۢLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | بَعۡدِLemma: بَعْد | İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 12 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | تَبَيَّنَLemma: تَبَيَّنَ | Fiil | belirgin | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 14 | لَهُمُ | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | ٱلۡهُدَىٰLemma: هُدًى | Edat + İsim | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 16 | لَنLemma: لَن | Edat | asla, olmayacak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | يَضُرُّواْLemma: يَضُرَّ | Fiil + İsim | zarar vermek | ضرر | zarar vermek |
| 18 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 19 | شَيۡـٔٗاLemma: شَىْء | İsim | şey, bir şey | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 20 | وَسَيُحۡبِطُLemma: أَحْبَطَ | Edat + Fiil | boşa çıkarmak | حبط | boşa çıkmak |
| 21 | أَعۡمَٰلَهُمۡLemma: عَمَل | İsim | amel, iş | عمل | iş yapmak, amel |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.