Sûre 46 · Ayet 8
الأحقاف
46. Ahkâf Suresi · 8. Ayet
أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ ۖ قُلْ إِنِ ٱفْتَرَيْتُهُۥ فَلَا تَمْلِكُونَ لِى مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَا تُفِيضُونَ فِيهِ ۖ كَفَىٰ بِهِۦ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ ۖ وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ ﴿٨﴾
Em yekulunefterahu kul iniftereytuhu fela temlikune li minallahi şey'en huve a'lemu bima tufidune fihi kefa bihi şehiden beyni ve beynekum ve huvel gafurur rahim.
Yoksa, "Onu (Muhammed) uydurdu." mu diyorlar? Sen de ki: "Eğer onu ben uydurmuşsam Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya sizin gücünüz yetmez. O sizin yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. O çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أَمۡLemma: أَم | Edat | yoksa, veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَقُولُونَLemma: قالَ | Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 3 | ٱفۡتَرَىٰهُۖLemma: افْتَرَى | Fiil + İsim | iftira etti | فري | yarmak/kesmek; uydurmak/iftira etmek |
| 4 | قُلۡLemma: قالَ | Fiil | de | قول | söylemek, söz |
| 5 | إِنِLemma: إِن | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | ٱفۡتَرَيۡتُهُۥLemma: افْتَرَى | Fiil + İsim | iftira etti | فري | yarmak/kesmek; uydurmak/iftira etmek |
| 7 | فَلَاLemma: ف | Edat | artık değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | تَمۡلِكُونَLemma: مَلَكَتْ | Fiil + İsim | sahip oldu | ملك | sahip olmak, hükmetmek; mülk |
| 9 | لِي | Edat + İsim | benim için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | مِنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 12 | شَيۡـًٔاۖLemma: شَىْء | İsim | şey, bir şey | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 13 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | أَعۡلَمُLemma: أَعْلَم | İsim | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 15 | بِمَاLemma: ما | Edat + İsim | olana | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | تُفِيضُونَLemma: أَفاضَ | Fiil + İsim | söylemek | فيض | taşmak / akıp gitmek |
| 17 | فِيهِۚLemma: فِي | Edat + İsim | içinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | كَفَىٰLemma: كَفَى | Fiil | yeter | كفي | yetmek / kâfi gelmek |
| 19 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | شَهِيدَۢاLemma: شَهِيد | İsim | şahit | شهد | şahitlik etmek |
| 21 | بَيۡنِيLemma: بَيْن | İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 22 | وَبَيۡنَكُمۡۖLemma: بَيْن | Edat + İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 23 | وَهُوَLemma: هُوَ | Edat + İsim | ve o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 24 | ٱلۡغَفُورُLemma: غَفُور | Edat + İsim | çok bağışlayan | غفر | örtmek, bağışlamak |
| 25 | ٱلرَّحِيمُLemma: رَحِيم | Edat + İsim | rahim | رحم | merhamet etmek, rahmet |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.