Sûre 46 · Ayet 5
الأحقاف
46. Ahkâf Suresi · 5. Ayet
وَمَنْ أَضَلُّ مِمَّن يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَن لَّا يَسْتَجِيبُ لَهُۥٓ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ وَهُمْ عَن دُعَآئِهِمْ غَـٰفِلُونَ ﴿٥﴾
Ve men edallu mimmen yed'u min dunillahi men la yestecibu lehu ila yevmil kıyameti ve hum an du'aihim gafılun.
Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine hiç bir cevap veremeyecek olan putlara dua eden kimseden daha sapık kim olabilir? Oysa taptıkları şeylerin, onların yalvarışlarından haberleri bile yoktur
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَمَنۡLemma: مَن | Edat + İsim | ve kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَضَلُّLemma: أَضَلّ | İsim | saptırır | ضلل | sapmak, şaşırmak |
| 3 | مِمَّنLemma: مَن | Edat + İsim | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | يَدۡعُواْLemma: دَعا | Fiil | çağırır | دعو | çağırmak, dua etmek |
| 5 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | دُونِLemma: دُون | İsim | başka, dışında | دون | altında olmak, dışında |
| 7 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 8 | مَنLemma: مَن | İsim | kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | لَّاLemma: لا | Edat | hayır/değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | يَسۡتَجِيبُLemma: اسْتَجابَ | Fiil | cevap vermek | جوب | yarıp geçmek |
| 11 | لَهُۥٓ | Edat + İsim | ona, onun için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | إِلَىٰLemma: إِلَى | Edat | kadar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | يَوۡمِLemma: يَوْم | İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 14 | ٱلۡقِيَٰمَةِLemma: قِيامَة | Edat + İsim | kıyamet | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 15 | وَهُمۡ | Edat + İsim | ve onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | عَنLemma: عَن | Edat | hakkında, -den | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | دُعَآئِهِمۡLemma: دُعاء | İsim | dua | دعو | çağırmak, dua etmek |
| 18 | غَٰفِلُونَLemma: غافِل | İsim | habersiz | غفل | gafil olmak / habersiz kalmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.