Sûre 46 · Ayet 11
الأحقاف
46. Ahkâf Suresi · 11. Ayet
وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَوْ كَانَ خَيْرًا مَّا سَبَقُونَآ إِلَيْهِ ۚ وَإِذْ لَمْ يَهْتَدُوا۟ بِهِۦ فَسَيَقُولُونَ هَـٰذَآ إِفْكٌ قَدِيمٌ ﴿١١﴾
Ve kalellezine keferu lillezine amenu lev kane hayran ma sebakuna ileyhi ve iz lem yehtedu bihi feseyekulune haza ifkun kadimun
İnkâr edenler, iman ednler için: "Eğer İslâm'da bir hayır olsaydı onlar, onu kabulde bizi geçemezlerdi." derler. Bununla muvaffak olamayınca da: "Bu eski bir yalandır." diyeceklerdir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَقَالَLemma: قالَ | Edat + Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | كَفَرُواْLemma: كَفَرَ | Fiil + İsim | inkâr ettiler | كفر | örtmek, inkâr etmek |
| 4 | لِلَّذِينَLemma: الَّذِي | Edat + İsim | kimseler için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | ءَامَنُواْLemma: آمَنَ | Fiil + İsim | iman ettiler | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 6 | لَوۡLemma: لَو | Edat | eğer, keşke | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | كَانَLemma: كانَ | Fiil | idi | كون | olmak, var olmak |
| 8 | خَيۡرٗاLemma: خَيْر | İsim | hayır | خير | iyi olmak, hayır |
| 9 | مَّاLemma: ما | Edat | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | سَبَقُونَآLemma: سَبَقَ | Fiil + İsim | önce gelmek | سبق | önce gelmek / öne geçmek / yarışmak |
| 11 | إِلَيۡهِۚLemma: إِلَى | Edat + İsim | ona | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | وَإِذۡLemma: إِذ | Edat + İsim | o zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | لَمۡLemma: لَم | Edat | değil (geçmiş) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | يَهۡتَدُواْLemma: اهْتَدَى | Fiil + İsim | hidayete erdi | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 15 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | فَسَيَقُولُونَLemma: قالَ | Edat + Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 17 | هَٰذَآLemma: ذا | Edat + İsim | bu | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | إِفۡكٞLemma: إِفْك | İsim | iftira | أفك | yalan/iftira; ters çevirmek; saptırmak |
| 19 | قَدِيمٞLemma: قَدِيم | İsim | eski | قدم | öne geçirmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.