Sûre 41 · Ayet 51
فصلت
41. Fussilet Suresi · 51. Ayet
وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى ٱلْإِنسَـٰنِ أَعْرَضَ وَنَـَٔا بِجَانِبِهِۦ وَإِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ فَذُو دُعَآءٍ عَرِيضٍ ﴿٥١﴾
Ve iza enamna alel insani arada ve naa bicenibihi ve iza messehu eşşerru fezu duain arid.
Biz insana bir nimet verdiğimiz zaman o yüz çevirir, yan çizer. Ona bir kötülük dokunduğu zaman da uzun uzun yalvarır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَإِذَآLemma: إِذا | Edat + İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَنۡعَمۡنَاLemma: أَنْعَمَ | Fiil + İsim | nimet, nimet vermek | نعم | nimet vermek, iyilik |
| 3 | عَلَىLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ٱلۡإِنسَٰنِLemma: إِنسان | Edat + İsim | i̇nsan | أنس | alışmak, yakınlık kurmak; insan |
| 5 | أَعۡرَضَLemma: أَعْرَضَ | Fiil | yüz çevirin | عرض | ortaya koymak |
| 6 | وَنَـَٔاLemma: نَأَى | Edat + Fiil | uzak durmak | نأي | uzaklaşmak, kaçmak, yüz çevirmek, ırak olmak |
| 7 | بِجَانِبِهِۦLemma: جانِب | Edat + İsim | yan | جنب | yan taraf / uzak durmak / kaçınmak |
| 8 | وَإِذَاLemma: إِذا | Edat + İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | مَسَّهُLemma: مَسَّ | Fiil + İsim | dokunur | مسس | dokunmak |
| 10 | ٱلشَّرُّLemma: شَرّ | Edat + İsim | şer | شرر | kötülük yapmak, zarar vermek, şer |
| 11 | فَذُوLemma: ذُو | Edat + İsim | sahip olan | ذوي | Kök var, açıklaması eksik. |
| 12 | دُعَآءٍLemma: دُعاء | İsim | dua | دعو | çağırmak, dua etmek |
| 13 | عَرِيضٖLemma: عَرِيض | İsim | uzun | عرض | ortaya koymak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.