Sûre 41 · Ayet 45
فصلت
41. Fussilet Suresi · 45. Ayet
وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَـٰبَ فَٱخْتُلِفَ فِيهِ ۗ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ ۚ وَإِنَّهُمْ لَفِى شَكٍّ مِّنْهُ مُرِيبٍ ﴿٤٥﴾
Ve lekad ateyna Musa el kitabe fahtulife fih. Ve levla kelimetun sebekat min rabbike lekudiye beynehum ve innehum lefi şekkin minhu muribin.
Andolsun ki biz Musa'ya Tevrat'ı vermiştik de onda ihtilafa düşmüşlerdi. Eğer Rabbin tarafından azabın ertelenmesine dair bir söz geçmeseydi mutlaka aralarında hüküm verilirdi. Gerçekten onlar Kur'ân hakkında bir şüphe ve tereddüt içindedirler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَلَقَدۡLemma: و | Edat | andolsun | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ءَاتَيۡنَاLemma: آتَى | Fiil + İsim | verdik | أتي | gelmek, getirmek |
| 3 | مُوسَىLemma: مُوسَى | İsim | Musa | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ٱلۡكِتَٰبَLemma: كِتاب | Edat + İsim | kitap | كتب | yazmak, kitap, farz kılmak |
| 5 | فَٱخۡتُلِفَLemma: اخْتَلَفَ | Edat + Fiil | ihtilaf etti | خلف | arkada kalmak, ardından |
| 6 | فِيهِۚLemma: فِي | Edat + İsim | içinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | وَلَوۡلَاLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | كَلِمَةٞLemma: كَلِمَة | İsim | kelime, söz | كلم | konuşmak |
| 9 | سَبَقَتۡLemma: سَبَقَ | Fiil | önce gelmek | سبق | önce gelmek / öne geçmek / yarışmak |
| 10 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | رَّبِّكَLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 12 | لَقُضِيَLemma: قَضَى | Edat + Fiil | hükmeder | قضي | hükmetmek, karar |
| 13 | بَيۡنَهُمۡۚLemma: بَيْن | İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 14 | وَإِنَّهُمۡLemma: إِنّ | Edat + İsim | ve şüphesiz onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | لَفِيLemma: ل | Edat | elbette içinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | شَكّٖLemma: شَكّ | İsim | şüphe | شكك | şüphe duymak, kuşku etmek, tereddüt |
| 17 | مِّنۡهُLemma: مِن | Edat + İsim | ondan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | مُرِيبٖLemma: مُرِيب | İsim | şüphe | ريب | şüphe |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.