Sûre 41 · Ayet 39
فصلت
41. Fussilet Suresi · 39. Ayet
وَمِنْ ءَايَـٰتِهِۦٓ أَنَّكَ تَرَى ٱلْأَرْضَ خَـٰشِعَةً فَإِذَآ أَنزَلْنَا عَلَيْهَا ٱلْمَآءَ ٱهْتَزَّتْ وَرَبَتْ ۚ إِنَّ ٱلَّذِىٓ أَحْيَاهَا لَمُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰٓ ۚ إِنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ ﴿٣٩﴾
Ve min ayatihi enneke teral arda haşiaten feiza enzelna aleyhel maehtezzet ve rabet innellezî ahyaha lemuhyil mevta innehu ala kulli şey'in kadîr.
Senin yeryüzünü boynu bükük, kupkuru görmen de Allah'ın kudretinin delillerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir ve kabarır. Şüphesiz ki ona hayat veren Allah mutlaka ölüleri de diriltir. Doğrusu O'nun her şeye gücü yeter
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَمِنۡLemma: و | Edat | ve -den | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ءَايَٰتِهِۦٓLemma: آيَة | İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 3 | أَنَّكَLemma: أَنّ | Edat + İsim | şüphesiz sen | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | تَرَىLemma: رَأَى | Fiil | görür | رأي | görmek, düşünmek |
| 5 | ٱلۡأَرۡضَLemma: أَرْض | Edat + İsim | yer | أرض | yeryüzü, toprak |
| 6 | خَٰشِعَةٗLemma: خاشِع | İsim | kısır | خشع | huşû duymak / boyun eğmek |
| 7 | فَإِذَآLemma: إِذا | Edat + İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | أَنزَلۡنَاLemma: أَنزَلَ | Fiil + İsim | indirir | نزل | inmek, indirmek |
| 9 | عَلَيۡهَاLemma: عَلَى | Edat + İsim | onun üzerine (dişil) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | ٱلۡمَآءَLemma: ماء | Edat + İsim | su | موه | su, sıvı |
| 11 | ٱهۡتَزَّتۡLemma: اهْتَزَّتْ | Fiil | kıpırdamak | هزز | sallamak / kıpırdatmak |
| 12 | وَرَبَتۡۚLemma: رَبَتْ | Edat + Fiil | büyümek | ربو | artmak / büyümek |
| 13 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | ٱلَّذِيٓLemma: الَّذِي | İsim | o ki, olan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | أَحۡيَاهَاLemma: أَحْيا | Fiil + İsim | diriltir | حيي | yaşamak, hayat |
| 16 | لَمُحۡيِLemma: مُحْى | Edat + İsim | yaşamak, hayat | حيي | yaşamak, hayat |
| 17 | ٱلۡمَوۡتَىٰٓۚLemma: مَيِّت | Edat + İsim | ölüm | موت | ölmek |
| 18 | إِنَّهُۥLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | عَلَىٰLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | كُلِّLemma: كُلّ | İsim | her | كلل | bütün, tamamı |
| 21 | شَيۡءٖLemma: شَىْء | İsim | şey, bir şey | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 22 | قَدِيرٌLemma: قَدِير | İsim | kadir, güçlü | قدر | ölçmek, takdir etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.