Sûre 35 · Ayet 8
فاطر
35. Fâtır Suresi · 8. Ayet
أَفَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ فَرَءَاهُ حَسَنًا ۖ فَإِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۖ فَلَا تَذْهَبْ نَفْسُكَ عَلَيْهِمْ حَسَرَٰتٍ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا يَصْنَعُونَ ﴿٨﴾
Efemen zuyyine lehu suu amelihi fe raahu hasenen fe innallahe yudıllu men yeşau ve yehdi men yeşau fe la tezheb nefsuke aleyhim hasaratin innallahe alimun bima yesneun
Ya kötü ameli kendisine allanmış pullanmış da onu güzel görmüş olan kimse de mi (iman edip salih amel işleyenler gibi olacak)? Şüphe yok ki Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de doğru yola çıkarır. O halde canın onlara karşı hasretlerle (üzüntülerle) sıkılıp gitmesin. Çünkü Allah, onların bütün yaptıklarını bilir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أَفَمَنLemma: أ | İsim + Edat | mı? (soru) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | زُيِّنَLemma: زَيَّنَ | Fiil | süslemek | زين | süslemek |
| 3 | لَهُۥ | Edat + İsim | onun için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | سُوٓءُLemma: سُوء | İsim | kötülük | سوأ | kötü olmak |
| 5 | عَمَلِهِۦLemma: عَمَل | İsim | amel, iş | عمل | iş yapmak, amel |
| 6 | فَرَءَاهُLemma: رَأَى | Edat + Fiil + İsim | görür | رأي | görmek, düşünmek |
| 7 | حَسَنٗاۖLemma: حَسَن | İsim | güzel | حسن | güzel olmak, güzellik |
| 8 | فَإِنَّLemma: ف | Edat | şüphesiz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 10 | يُضِلُّLemma: أَضَلَّ | Fiil | saptırır | ضلل | sapmak, şaşırmak |
| 11 | مَنLemma: مَن | İsim | kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | يَشَآءُLemma: شاءَ | Fiil | diler | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 13 | وَيَهۡدِيLemma: هَدَى | Edat + Fiil | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 14 | مَنLemma: مَن | İsim | kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | يَشَآءُۖLemma: شاءَ | Fiil | diler | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 16 | فَلَاLemma: ف | Edat | artık değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | تَذۡهَبۡLemma: ذَهَبَ | Fiil | gider | ذهب | gitmek |
| 18 | نَفۡسُكَLemma: نَفْس | İsim | nefis | نفس | can, nefis, öz |
| 19 | عَلَيۡهِمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | onlar üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | حَسَرَٰتٍۚLemma: حَسْرَة | İsim | pişmanlık | حسر | pişman olmak / tükenmek |
| 21 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 23 | عَلِيمُۢLemma: عَلِيم | İsim | bilen, alim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 24 | بِمَاLemma: ما | Edat + İsim | olana | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 25 | يَصۡنَعُونَLemma: صَنَعُ | Fiil + İsim | yapmak | صنع | yapmak / üretmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.