Sûre 33 · Ayet 49
الأحزاب
33. Ahzâb Suresi · 49. Ayet
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا نَكَحْتُمُ ٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِن قَبْلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَا ۖ فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا ﴿٤٩﴾
Ya eyyühellezine amenu iza nekahtümül müminati sümme tallaktümuhünne min kabli en temessuhünne fema leküm aleyhinne min iddetin ta'tedduneha femettiuhünne ve serrihuhünne serahan cemila.
Ey iman edenler! Mümin kadınları nikâh edip de sonra onlara dokunmadan boşadığınız zaman, sizin için üzerlerinde sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur. Derhal müt'alarını (mehirleri belirlenmediği takdirde yararlanacakları bir mal) verip onları güzel bir şekilde salıverin
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يَـٰٓأَيُّهَاLemma: أَيّ | Edat + İsim | ey | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | ءَامَنُوٓاْLemma: آمَنَ | Fiil + İsim | ey iman edenler | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 4 | إِذَاLemma: إِذا | İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | نَكَحۡتُمُLemma: نَكَحَ | Fiil + İsim | evlenmek | نكح | nikâhlanmak / evlenmek |
| 6 | ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِLemma: مُؤْمِنَة | Edat + İsim | İman etti | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 7 | ثُمَّLemma: ثُمّ | Edat | sonra, ardından | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | طَلَّقۡتُمُوهُنَّLemma: طَلَّقَ | Fiil + İsim | boşamak | طلق | boşamak / salıvermek |
| 9 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | قَبۡلِLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 11 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | تَمَسُّوهُنَّLemma: مَسَّ | Fiil + İsim | dokunur | مسس | dokunmak |
| 13 | فَمَاLemma: ف | Edat | böylece ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | لَكُمۡ | Edat + İsim | sizin için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | عَلَيۡهِنَّLemma: عَلَى | Edat + İsim | onlar üzerine, onlara karşı | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | مِنۡLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | عِدَّةٖLemma: عِدَّة | İsim | sayı | عدد | saymak |
| 18 | تَعۡتَدُّونَهَاۖLemma: تَعْتَدُّ | Fiil + İsim | saymak | عدد | saymak |
| 19 | فَمَتِّعُوهُنَّLemma: مَتَّعْ | Edat + Fiil + İsim | faydalandırmak | متع | yararlandırmak |
| 20 | وَسَرِّحُوهُنَّLemma: سَرِّحُ | Edat + Fiil + İsim | serbest bırakmak | سرح | salıvermek / serbest bırakmak |
| 21 | سَرَاحٗاLemma: سَراح | İsim | serbest bırakma | سرح | salıvermek / serbest bırakmak |
| 22 | جَمِيلٗاLemma: جَمِيل | İsim | güzel | جمل | deve; güzel olmak/güzellik; toplu halde olmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.