Sûre 3 · Ayet 151
آل عمران
3. Âl-i İmrân Suresi · 151. Ayet
سَنُلْقِى فِى قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلرُّعْبَ بِمَآ أَشْرَكُوا۟ بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَـٰنًا ۖ وَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ ۚ وَبِئْسَ مَثْوَى ٱلظَّـٰلِمِينَ ﴿١٥١﴾
Senulki fi kulubillezine keferur ru'be bima eşreku billahi ma lem yunezzil bihi sultanen ve me'vahumun naru ve bi'se mesvez zalimin.
Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmalarından dolayı, inkâr edenlerin kalplerine korku salacağız. Onların yurtları ateştir. Zalimlerin dönüp varacağı yer ne kötüdür
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | سَنُلۡقِيLemma: أَلْقَى | Edat + Fiil | attı, bıraktı | لقي | karşılaşmak |
| 2 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | قُلُوبِLemma: قَلْب | İsim | kalp | قلب | dönmek, kalp |
| 4 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | كَفَرُواْLemma: كَفَرَ | Fiil + İsim | inkâr ettiler | كفر | örtmek, inkâr etmek |
| 6 | ٱلرُّعۡبَLemma: رُعْب | Edat + İsim | korku | رعب | korku, dehşet, korkutmak, heybet |
| 7 | بِمَآLemma: ب | Edat | ile, -de | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | أَشۡرَكُواْLemma: أَشْرَكَ | Fiil + İsim | ortak koştu | شرك | ortak olmak, ortak koşmak |
| 9 | بِٱللَّهِLemma: اللَّه | Edat + İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 10 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | لَمۡLemma: لَم | Edat | değil (geçmiş) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | يُنَزِّلۡLemma: نَزَّلَ | Fiil | indirir | نزل | inmek, indirmek |
| 13 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | سُلۡطَٰنٗاۖLemma: سُلْطان | İsim | delil, güç | سلط | güç vermek |
| 15 | وَمَأۡوَىٰهُمُLemma: مَأْوَى | Edat + İsim | barınak | أوي | sığınmak; barındırmak; sığınak/barınak |
| 16 | ٱلنَّارُۖLemma: نار | Edat + İsim | ateş/Cehennem | نور | aydın olmak, ışık |
| 17 | وَبِئۡسَLemma: بِئْسَ | Edat + Fiil | ne kötü | بأس | şiddet, zorluk, azap |
| 18 | مَثۡوَىLemma: مَثْوًى | İsim | barınak | ثوي | kalmak; konaklamak; barınmak |
| 19 | ٱلظَّـٰلِمِينَLemma: ظالِم | Edat + İsim | zalim | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.