Sûre 3 · Ayet 101
آل عمران
3. Âl-i İmrân Suresi · 101. Ayet
وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَأَنتُمْ تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ ءَايَـٰتُ ٱللَّهِ وَفِيكُمْ رَسُولُهُۥ ۗ وَمَن يَعْتَصِم بِٱللَّهِ فَقَدْ هُدِىَ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ ﴿١٠١﴾
Ve keyfe tekfurune ve entum tutla aleykum ayatullahi ve fikum rasuluh. Ve men ya'tesim billahi fe kad hudiye ila sıratın mustekim
Size Allah'ın âyetleri okunup dururken ve Allah'ın elçisi de aranızda iken nasıl inkâra saparsınız? Kim Allah'a sımsıkı bağlanırsa, kesinlikle doğru yola iletilmiştir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَكَيۡفَLemma: كَيْف | Edat + İsim | nasıl | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | تَكۡفُرُونَLemma: كَفَرَ | Fiil + İsim | küfreder | كفر | örtmek, inkâr etmek |
| 3 | وَأَنتُمۡ | Edat + İsim | siz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | تُتۡلَىٰLemma: تَلَى | Fiil | okudu, takip etti | تلو | takip etmek; okumak/tilavet etmek |
| 5 | عَلَيۡكُمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | sizin üzerinize | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | ءَايَٰتُLemma: آيَة | İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 7 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 8 | وَفِيكُمۡLemma: فِي | Edat + İsim | içinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | رَسُولُهُۥۗLemma: رَسُول | İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 10 | وَمَنLemma: مَن | Edat + İsim | ve kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | يَعۡتَصِمLemma: اعْتَصَمُ | Fiil | sarılmak | عصم | korumak / tutunmak |
| 12 | بِٱللَّهِLemma: اللَّه | Edat + İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 13 | فَقَدۡLemma: ف | Edat | gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | هُدِيَLemma: هَدَى | Fiil | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 15 | إِلَىٰLemma: إِلَى | Edat | -e, -a doğru | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | صِرَٰطٖLemma: صِراط | İsim | yol | صرط | yol, sırat |
| 17 | مُّسۡتَقِيمٖLemma: مُسْتَقِيم | İsim | dosdoğru | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.