Sûre 25 · Ayet 20
الفرقان
25. Furkân Suresi · 20. Ayet
وَمَآ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ إِلَّآ إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ ٱلطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِى ٱلْأَسْوَاقِ ۗ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ ۗ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا ﴿٢٠﴾
Ve ma erselna kableke minel murseline illa innehum le ye'kulunetta'ame ve yemşune fil'esvakı ve ce'alna ba'dakum li ba'din fitneten etasbirune ve kane rabbuke basira.
(Resulüm!) Biz senden evvel de peygamberleri başka türlü göndermedik. Şüphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarşılarda geziyorlardı (sokaklarda yürüyorlardı). Sizin bir kısmınızı bir diğerine fitne (imtihan sebebi) kılmışızdır ki, bakalım sabredecek misiniz? Zira Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَمَآLemma: و | Edat | ve ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَرۡسَلۡنَاLemma: أَرْسَلَ | Fiil + İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 3 | قَبۡلَكَLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 4 | مِنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | ٱلۡمُرۡسَلِينَLemma: مُرْسَل | Edat + İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 6 | إِلَّآLemma: إِلّا | Edat | hariç | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | إِنَّهُمۡLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | لَيَأۡكُلُونَLemma: أَكَلَ | Edat + Fiil + İsim | yer | أكل | yemek |
| 9 | ٱلطَّعَامَLemma: طَعام | Edat + İsim | yiyecek | طعم | tatmak |
| 10 | وَيَمۡشُونَLemma: مَشَ | Edat + Fiil + İsim | yürür | مشي | yürümek |
| 11 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | ٱلۡأَسۡوَاقِۗLemma: سُوق | Edat + İsim | pazarlar | سوق | sürmek / sevk etmek |
| 13 | وَجَعَلۡنَاLemma: جَعَلَ | Edat + Fiil + İsim | kıldı, yaptı | جعل | kılmak, yapmak |
| 14 | بَعۡضَكُمۡLemma: بَعْض | İsim | bazı | بعض | bir kısmı, parça |
| 15 | لِبَعۡضٖLemma: بَعْض | Edat + İsim | bazı | بعض | bir kısmı, parça |
| 16 | فِتۡنَةًLemma: فِتْنَة | İsim | fitne, imtihan | فتن | sınamak; fitneye düşürmek; ayartmak; azap/bela |
| 17 | أَتَصۡبِرُونَۗLemma: صَبَرَ | İsim + Fiil | sabır | صبر | sabretmek |
| 18 | وَكَانَLemma: كانَ | Edat + Fiil | olur | كون | olmak, var olmak |
| 19 | رَبُّكَLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 20 | بَصِيرٗاLemma: بَصِير | İsim | gören | بصر | görmek, basiret |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.