Sûre 23 · Ayet 41
المؤمنون
23. Mü'minûn Suresi · 41. Ayet
فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ بِٱلْحَقِّ فَجَعَلْنَـٰهُمْ غُثَآءً ۚ فَبُعْدًا لِّلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ ﴿٤١﴾
Fe ehazethumus sayhatu bilhakki fecealnahum gusaa febu'den lilkavmiz zalimin
Nitekim, Hak tarafından korkuç bir ses yakalayıverdi onları! Kendilerini hemen çepeçevre kuşattık. Zalimler topluluğunun canı cehenneme
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَأَخَذَتۡهُمُLemma: أَخَذَ | Edat + Fiil + İsim | alır | أخذ | almak |
| 2 | ٱلصَّيۡحَةُLemma: صَيْحَة | Edat + İsim | çığlık | صيح | çığlık atmak; bağırış/ses; yakalayan ses |
| 3 | بِٱلۡحَقِّLemma: حَقّ | Edat + İsim | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 4 | فَجَعَلۡنَٰهُمۡLemma: جَعَلَ | Edat + Fiil + İsim | kıldı, yaptı | جعل | kılmak, yapmak |
| 5 | غُثَآءٗۚLemma: غُثاء | İsim | çer çöp | غثو | sel köpüğü; çerçöp; kuru ot |
| 6 | فَبُعۡدٗاLemma: بُعْد | Edat + İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 7 | لِّلۡقَوۡمِLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 8 | ٱلظَّـٰلِمِينَLemma: ظالِم | Edat + İsim | zalim | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.