Sûre 20 · Ayet 87
طه
20. Tâhâ Suresi · 87. Ayet
قَالُوا۟ مَآ أَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلَـٰكِنَّا حُمِّلْنَآ أَوْزَارًا مِّن زِينَةِ ٱلْقَوْمِ فَقَذَفْنَـٰهَا فَكَذَٰلِكَ أَلْقَى ٱلسَّامِرِىُّ ﴿٨٧﴾
Kalu ma ehlefna mev'ıdeke bimelkina ve lakinna hummilna evzaran min zinetil kavmi fekazefnaha fekezalike elkas samiriyyu
Onlar dediler ki: "Biz sana verdiğimiz sözden, kendiliğimizden caymadık. Fakat biz o (Kıbtî) kavminin süs eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları (ateşe) attık. Sâmirî de (kendi mücevheratını) böylece atmıştı
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَالُواْLemma: قالَ | Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | مَآLemma: ما | Edat | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | أَخۡلَفۡنَاLemma: أَخْلَفُ | Fiil + İsim | bozmak | خلف | arkada kalmak, ardından |
| 4 | مَوۡعِدَكَLemma: مَوْعِد | İsim | vaat etti | وعد | söz vermek |
| 5 | بِمَلۡكِنَاLemma: مَلْك | Edat + İsim | isteğimizle | ملك | sahip olmak, hükmetmek; mülk |
| 6 | وَلَٰكِنَّاLemma: لٰكِنّ | Edat + İsim | ve fakat biz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | حُمِّلۡنَآLemma: حُمِّلَ | Fiil + İsim | taşır | حمل | taşımak |
| 8 | أَوۡزَارٗاLemma: وِزْر | İsim | yükler | وزر | yük taşımak |
| 9 | مِّنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | زِينَةِLemma: زِينَة | İsim | süs | زين | süslemek |
| 11 | ٱلۡقَوۡمِLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 12 | فَقَذَفۡنَٰهَاLemma: قَذَفَ | Edat + Fiil + İsim | atmak | قذف | atmak / fırlatmak |
| 13 | فَكَذَٰلِكَLemma: ذا | Edat + İsim | İşte o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | أَلۡقَىLemma: أَلْقَى | Fiil | attı, bıraktı | لقي | karşılaşmak |
| 15 | ٱلسَّامِرِيُّLemma: سامِرِيّ | Edat + İsim | samiri | سمر | gece sohbeti, konuşmak, sohbet etmek, gece gezmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.