Sûre 20 · Ayet 82
طه
20. Tâhâ Suresi · 82. Ayet
وَإِنِّى لَغَفَّارٌ لِّمَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَـٰلِحًا ثُمَّ ٱهْتَدَىٰ ﴿٨٢﴾
Ve inni legaffarun limen tabe ve amene ve amile salihan summehteda
Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَإِنِّيLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz ben | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | لَغَفَّارٞLemma: غَفّار | Edat + İsim | bağışlar | غفر | örtmek, bağışlamak |
| 3 | لِّمَنLemma: مَن | Edat + İsim | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | تَابَLemma: تابَ | Fiil | tövbe etmek | توب | tevbe etmek |
| 5 | وَءَامَنَLemma: آمَنَ | Edat + Fiil | İman etti | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 6 | وَعَمِلَLemma: عَمِلَ | Edat + Fiil | amel, iş | عمل | iş yapmak, amel |
| 7 | صَٰلِحٗاLemma: صالِح | İsim | salih | صلح | ıslah, iyi olmak |
| 8 | ثُمَّLemma: ثُمّ | Edat | sonra, ardından | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | ٱهۡتَدَىٰLemma: اهْتَدَى | Fiil | hidayete erdi | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.