Sûre 2 · Ayet 220
البقرة
2. Bakara Suresi · 220. Ayet
فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ ۗ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْيَتَـٰمَىٰ ۖ قُلْ إِصْلَاحٌ لَّهُمْ خَيْرٌ ۖ وَإِن تُخَالِطُوهُمْ فَإِخْوَٰنُكُمْ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ ٱلْمُفْسِدَ مِنَ ٱلْمُصْلِحِ ۚ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَعْنَتَكُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ﴿٢٢٠﴾
Fid dunya vel ahireti ve yes'eluneke anil yetama kul ıslahun lehum hayrun ve in tuhalitu hum fe ihvanukum vallahu ya'lemul mufside minel muslihi ve lev şaallahu le a'netekum innallahe azizun hakimun
Dünya ve ahiret hakkında (düşünürsünüz.) Sana bir de yetimlerden soruyorlar. De ki: Onlar hakkında yapacağınız bir ıslah, işlerine karışmamaktan daha hayırlıdır. Eğer onlara karışırsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyla ıslah ediciyi bilir, birbirinden ayırd eder. Eğer Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱلدُّنۡيَاLemma: دُنْيا | Edat + İsim | dünya | دنو | yaklaşmak, yakın olmak |
| 3 | وَٱلۡأٓخِرَةِۗLemma: آخِر | Edat + İsim | ahiret | أخر | ertelemek, sonra olmak |
| 4 | وَيَسۡـَٔلُونَكَLemma: سَأَلَ | Edat + Fiil + İsim | sorar | سأل | sormak |
| 5 | عَنِLemma: عَن | Edat | hakkında, -den | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | ٱلۡيَتَٰمَىٰۖLemma: يَتِيم | Edat + İsim | yetimler | يتم | yetim olmak; yetim |
| 7 | قُلۡLemma: قالَ | Fiil | de | قول | söylemek, söz |
| 8 | إِصۡلَاحٞLemma: إِصْلاح | İsim | ıslah, iyi olmak | صلح | ıslah, iyi olmak |
| 9 | لَّهُمۡ | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | خَيۡرٞۖLemma: خَيْر | İsim | hayır | خير | iyi olmak, hayır |
| 11 | وَإِنLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | تُخَالِطُوهُمۡLemma: تُخالِطُ | Fiil + İsim | karışmak | خلط | karışmak / karıştırmak |
| 13 | فَإِخۡوَٰنُكُمۡۚLemma: أَخ | Edat + İsim | kardeş | أخو | kardeşlik, yakınlık |
| 14 | وَٱللَّهُLemma: اللَّه | Edat + İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 15 | يَعۡلَمُLemma: عَلِمَ | Fiil | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 16 | ٱلۡمُفۡسِدَLemma: مُفْسِد | Edat + İsim | bozguncular | فسد | bozulmak |
| 17 | مِنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | ٱلۡمُصۡلِحِۚLemma: مُصْلِح | Edat + İsim | ıslah, iyi olmak | صلح | ıslah, iyi olmak |
| 19 | وَلَوۡLemma: و | Edat | eğer bile | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | شَآءَLemma: شاءَ | Fiil | diler | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 21 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 22 | لَأَعۡنَتَكُمۡۚLemma: أَعْنَتَ | Edat + Fiil + İsim | zora sokmak | عنت | zora sokmak / sıkıntıya düşmek |
| 23 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 24 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 25 | عَزِيزٌLemma: عَزِيز | İsim | güçlü, aziz | عزز | güçlü olmak |
| 26 | حَكِيمٞLemma: حَكِيم | İsim | hikmetli, hakim | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.