Sûre 2 · Ayet 209
البقرة
2. Bakara Suresi · 209. Ayet
فَإِن زَلَلْتُم مِّنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْكُمُ ٱلْبَيِّنَـٰتُ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ﴿٢٠٩﴾
Fe in zelaltum min ba'di ma caetkumu'l-beyyinatu fa'lemu ennallahe azizun hakim.
Size bunca deliller geldikten sonra yine kayarsanız, iyi bilin ki, Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَإِنLemma: ف | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | زَلَلۡتُمLemma: زَلَلْ | Fiil + İsim | kaymak | زلل | kaymak / ayağını kaydırmak |
| 3 | مِّنۢLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | بَعۡدِLemma: بَعْد | İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 5 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | جَآءَتۡكُمُLemma: جاءَ | Fiil + İsim | gelir | جيأ | gelmek |
| 7 | ٱلۡبَيِّنَٰتُLemma: بَيِّنَة | Edat + İsim | apaçık delil | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 8 | فَٱعۡلَمُوٓاْLemma: عَلِمَ | Edat + Fiil + İsim | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 9 | أَنَّLemma: أَنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 11 | عَزِيزٌLemma: عَزِيز | İsim | güçlü, aziz | عزز | güçlü olmak |
| 12 | حَكِيمٌLemma: حَكِيم | İsim | hikmetli, hakim | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.