Sûre 2 · Ayet 171
البقرة
2. Bakara Suresi · 171. Ayet
وَمَثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ كَمَثَلِ ٱلَّذِى يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ إِلَّا دُعَآءً وَنِدَآءً ۚ صُمٌّۢ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ ﴿١٧١﴾
Ve meselullezin keferu ke meselillezi yen'ıku bima la yesmeu illa du'aen ve nidaen summum bukmun umyun fe hum la ya'kılun.
O kâfirlerin hali, sadece bir çağırma veya bağırmadan başkasını işitmeyerek haykıranın haline benzer; onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da etmezler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَمَثَلُLemma: مَثَل | Edat + İsim | gibi, benzer | مثل | örnek, misal |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | كَفَرُواْLemma: كَفَرَ | Fiil + İsim | inkâr ettiler | كفر | örtmek, inkâr etmek |
| 4 | كَمَثَلِLemma: مَثَل | Edat + İsim | gibi, benzer | مثل | örnek, misal |
| 5 | ٱلَّذِيLemma: الَّذِي | İsim | ki o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | يَنۡعِقُLemma: يَنْعِقُ | Fiil | bağırmak | نعق | bağırmak / seslenmek |
| 7 | بِمَاLemma: ما | Edat + İsim | olana | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | يَسۡمَعُLemma: سَمِعَ | Fiil | işitir | سمع | işitmek |
| 10 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | دُعَآءٗLemma: دُعاء | İsim | dua | دعو | çağırmak, dua etmek |
| 12 | وَنِدَآءٗۚLemma: نِداء | Edat + İsim | seslenir | ندي | seslenmek/çağırmak; meclis/topluluk |
| 13 | صُمُّۢLemma: أَصَمّ | İsim | sağır | صمم | sağır olmak |
| 14 | بُكۡمٌLemma: أَبْكَم | İsim | dilsiz | بكم | dilsiz; konuşamayan/suskun |
| 15 | عُمۡيٞLemma: أَعْمَى | İsim | kör | عمي | kör olmak / görmez hâle gelmek |
| 16 | فَهُمۡ | Edat + İsim | böylece onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | يَعۡقِلُونَLemma: عَقَلُ | Fiil + İsim | akıl etti, anladı | عقل | akıl, düşünmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.