Sûre 2 · Ayet 148
البقرة
2. Bakara Suresi · 148. Ayet
وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلِّيهَا ۖ فَٱسْتَبِقُوا۟ ٱلْخَيْرَٰتِ ۚ أَيْنَ مَا تَكُونُوا۟ يَأْتِ بِكُمُ ٱللَّهُ جَمِيعًا ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ ﴿١٤٨﴾
Ve li kullin vichetun huve muvelliha festebikul hayrat eyne ma tekunu ye'ti bikumullahu cemian innallahe ala kulli şey'in kadir.
Ümmetlerden her birinin bir yönü vardır, o ona yönelir, haydin, hep hayırlara koşun, yarışın. Her nerede olsanız Allah sizi toplar, bir araya getirir. Şüphesiz ki Allah her şeye kâdirdir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَلِكُلّٖLemma: كُلّ | Edat + İsim | hepsi | كلل | bütün, tamamı |
| 2 | وِجۡهَةٌLemma: وِجْهَة | İsim | yön | وجه | yönelmek |
| 3 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | مُوَلِّيهَاۖLemma: مُوَلِّي | İsim | dost, veli | ولي | yakın olmak, korumak; veli |
| 5 | فَٱسۡتَبِقُواْLemma: اسْتَبَقَ | Edat + Fiil + İsim | yarışmak | سبق | önce gelmek / öne geçmek / yarışmak |
| 6 | ٱلۡخَيۡرَٰتِۚLemma: خَيْرَة | Edat + İsim | hayır | خير | iyi olmak, hayır |
| 7 | أَيۡنَLemma: أَيْن | İsim | nerede | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | مَاLemma: ما | Edat | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | تَكُونُواْLemma: كانَ | Fiil + İsim | olur | كون | olmak, var olmak |
| 10 | يَأۡتِLemma: أَتَى | Fiil | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 11 | بِكُمُ | Edat + İsim | sizle, sizin ile birlikte | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 13 | جَمِيعًاۚLemma: جَمِيع | İsim | hepsi, tümü | جمع | toplamak |
| 14 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 16 | عَلَىٰLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | كُلِّLemma: كُلّ | İsim | her | كلل | bütün, tamamı |
| 18 | شَيۡءٖLemma: شَىْء | İsim | şey, bir şey | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 19 | قَدِيرٞLemma: قَدِير | İsim | kadir, güçlü | قدر | ölçmek, takdir etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.