Sûre 19 · Ayet 97
مريم
19. Meryem Suresi · 97. Ayet
فَإِنَّمَا يَسَّرْنَـٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًا لُّدًّا ﴿٩٧﴾
Fe innema yessernahu bi lisanike li tübeşşira bihil müttekine ve tünzira bihi kavmen lüdden
(Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَإِنَّمَاLemma: ف | Edat | o halde ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَسَّرۡنَٰهُLemma: يَسَّرَ | Fiil + İsim | kolay | يسر | kolaylaştırmak |
| 3 | بِلِسَانِكَLemma: لِسان | Edat + İsim | dilleri | لسن | dil, lisan, konuşma, söz |
| 4 | لِتُبَشِّرَLemma: بُشِّرَ | Edat + Fiil | müjde ver | بشر | insan olmak, müjdelemek |
| 5 | بِهِ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | ٱلۡمُتَّقِينَLemma: مُتَّقي | Edat + İsim | Takva sahibi | وقي | korumak, sakınmak; takva |
| 7 | وَتُنذِرَLemma: أَنذَرَ | Edat + Fiil | uyarır | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 8 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | قَوۡمٗاLemma: قَوْم | İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 10 | لُّدّٗاLemma: لُدّ | İsim | düşmanca | لدد | şiddetli, kuvvetli, sert, çok |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.