Sûre 18 · Ayet 13
الكهف
18. Kehf Suresi · 13. Ayet
نَّحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ نَبَأَهُم بِٱلْحَقِّ ۚ إِنَّهُمْ فِتْيَةٌ ءَامَنُوا۟ بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَـٰهُمْ هُدًى ﴿١٣﴾
Nahnu nekussu aleyke nebeehum bil hakkı innehum fityetun amenu bi rabbihim ve zidnahum huda
Biz sana onların kıssalarını gerçek olarak anlatacağız. Hakikaten onlar, Rablerine iman eden birkaç genç idi. Biz de onların hidayetlerini artırdık
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | نَّحۡنُLemma: نَحْنُ | İsim | biz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | نَقُصُّLemma: قَصَّ | Fiil | kıssa, hikaye | قصص | takip etmek/iz sürmek; anlatmak; kıssa/hikâye |
| 3 | عَلَيۡكَLemma: عَلَى | Edat + İsim | senin üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | نَبَأَهُمLemma: نَبَأ | İsim | haber | نبأ | haber vermek |
| 5 | بِٱلۡحَقِّۚLemma: حَقّ | Edat + İsim | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 6 | إِنَّهُمۡLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | فِتۡيَةٌLemma: فِتْيَة | İsim | gençler | فتي | fetva istemek / genç olmak |
| 8 | ءَامَنُواْLemma: آمَنَ | Fiil + İsim | iman ettiler | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 9 | بِرَبِّهِمۡLemma: رَبّ | Edat + İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 10 | وَزِدۡنَٰهُمۡLemma: زادَ | Edat + Fiil + İsim | artar | زيد | artmak |
| 11 | هُدٗىLemma: هُدًى | İsim | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.