Sûre 17 · Ayet 16
الإسراء
17. İsrâ Suresi · 16. Ayet
وَإِذَآ أَرَدْنَآ أَن نُّهْلِكَ قَرْيَةً أَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُوا۟ فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا ٱلْقَوْلُ فَدَمَّرْنَـٰهَا تَدْمِيرًا ﴿١٦﴾
Ve iza eredna en nuhlike karyeten emerna mutrafiha fe feseku fiha fe hakka aleyhel kavlu fe demmernaha tedmira
Biz bir ülkeyi yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklılarına emrederiz, onlar itaat etmeyip orada kötülük işlerler. Böylece, o ülke helaka müstahak olur, biz de onu yerle bir ederiz
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَإِذَآLemma: إِذا | Edat + İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَرَدۡنَآLemma: أَرادَ | Fiil + İsim | ister | رود | istemek, irade |
| 3 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | نُّهۡلِكَLemma: أَهْلَكَ | Fiil | helak etti | هلك | yok olmak |
| 5 | قَرۡيَةًLemma: قَرْيَة | İsim | köy, şehir | قري | yerleşim yeri/kasaba; toplamak/ağırlamak bağlamı |
| 6 | أَمَرۡنَاLemma: أَمَرَ | Fiil + İsim | emir, iş | أمر | emretmek, iş |
| 7 | مُتۡرَفِيهَاLemma: مُتْرَف | İsim | varlıklılar | ترف | refah içinde şımarmak |
| 8 | فَفَسَقُواْLemma: فَسَقَ | Edat + Fiil + İsim | sapıtmak, fasıklık | فسق | sapıtmak, fasıklık |
| 9 | فِيهَاLemma: فِي | Edat + İsim | onda | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | فَحَقَّLemma: حَقَّ | Edat + Fiil | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 11 | عَلَيۡهَاLemma: عَلَى | Edat + İsim | onun üzerine (dişil) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | ٱلۡقَوۡلُLemma: قَوْل | Edat + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 13 | فَدَمَّرۡنَٰهَاLemma: دَمَّرَ | Edat + Fiil + İsim | yok edildi | دمر | yıkmak / yok etmek |
| 14 | تَدۡمِيرٗاLemma: تَدْمِير | İsim | yıkım | دمر | yıkmak / yok etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.