Sûre 16 · Ayet 79
النحل
16. Nahl Suresi · 79. Ayet
أَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ مُسَخَّرَٰتٍ فِى جَوِّ ٱلسَّمَآءِ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱللَّهُ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ ﴿٧٩﴾
E lem yerav ilet tayri musahharatin fi cevvis semai ma yumsikuhunne illallahu inne fi zalike le ayatin li kavmin yuminun.
Göğün boşluğunda Allah'ın emrine boyun eğdirilerek uçuşan kuşlara bakmadılar mı? Şüphesiz bunda inanan bir toplum için âyetler (ibretler) vardır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أَلَمۡLemma: أ | İsim + Edat | mı? (soru) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَرَوۡاْLemma: رَأَى | Fiil + İsim | görür | رأي | görmek, düşünmek |
| 3 | إِلَىLemma: إِلَى | Edat | -e, -a doğru | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ٱلطَّيۡرِLemma: طَيْر | Edat + İsim | kuşlar | طير | kuş / uğur saymak |
| 5 | مُسَخَّرَٰتٖLemma: مُسَخَّرَة | İsim | boyun eğdirmek | سخر | boyun eğdirmek |
| 6 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | جَوِّLemma: جَوّ | İsim | orta | جوو | açlık, kıtlık, sıkıntı, zorluk |
| 8 | ٱلسَّمَآءِLemma: سَماء | Edat + İsim | gök | سمو | yükselmek; isim |
| 9 | مَاLemma: ما | Edat | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | يُمۡسِكُهُنَّLemma: أَمْسَكَ | Fiil + İsim | tutmak | مسك | tutmak / alıkoymak |
| 11 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | ٱللَّهُۚLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 13 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | ذَٰلِكَLemma: ذا | İsim + Edat | işte bu | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | لَأٓيَٰتٖLemma: آيَة | Edat + İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 17 | لِّقَوۡمٖLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 18 | يُؤۡمِنُونَLemma: آمَنَ | Fiil + İsim | İman etti | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.