Sûre 10 · Ayet 34
يونس
10. Yûnus Suresi · 34. Ayet
قُلْ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ ۚ قُلِ ٱللَّهُ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ ۖ فَأَنَّىٰ تُؤْفَكُونَ ﴿٣٤﴾
Kul hel min şurakaikum men yebdeul halka summe yu'iduhu kulillahu yebdeul halka summe yu'iduhu fe enna tufekun.
De ki: "Allah'a eş tuttuğunuz ortaklarınızdan, önce yaratıp, sonra da onu çevirip yeniden diriltecek var mı?" De ki, "Önce yaratıp, sonra da onu yeniden yaratacak olan Allah'dır. O halde nasıl yoldan saptırılıyor, döndürülüyorsunuz
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قُلۡLemma: قالَ | Fiil | de | قول | söylemek, söz |
| 2 | هَلۡLemma: هَل | Edat | mı? | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | شُرَكَآئِكُمLemma: شَرِيك | İsim | ortak | شرك | ortak olmak, ortak koşmak |
| 5 | مَّنLemma: مَن | İsim | kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | يَبۡدَؤُاْLemma: بَدَأَ | Fiil | başlatır | بدأ | başlamak, ilk kez yapmak, başlangıç |
| 7 | ٱلۡخَلۡقَLemma: خَلْق | Edat + İsim | yaratır | خلق | yaratmak |
| 8 | ثُمَّLemma: ثُمّ | Edat | sonra, ardından | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | يُعِيدُهُۥۚLemma: أُعِيدُ | Fiil + İsim | tekrar etmek | عود | dönmek |
| 10 | قُلِLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 11 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 12 | يَبۡدَؤُاْLemma: بَدَأَ | Fiil | başlatır | بدأ | başlamak, ilk kez yapmak, başlangıç |
| 13 | ٱلۡخَلۡقَLemma: خَلْق | Edat + İsim | yaratır | خلق | yaratmak |
| 14 | ثُمَّLemma: ثُمّ | Edat | sonra, ardından | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | يُعِيدُهُۥۖLemma: أُعِيدُ | Fiil + İsim | tekrar etmek | عود | dönmek |
| 16 | فَأَنَّىٰLemma: أَنَّى | Edat + İsim | nasıl; nereden; hangi şekilde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | تُؤۡفَكُونَLemma: أُفِكَ | Fiil + İsim | saptırılmak | أفك | yalan/iftira; ters çevirmek; saptırmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.