Sûre 10 · Ayet 21
يونس
10. Yûnus Suresi · 21. Ayet
وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةً مِّنۢ بَعْدِ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُمْ إِذَا لَهُم مَّكْرٌ فِىٓ ءَايَاتِنَا ۚ قُلِ ٱللَّهُ أَسْرَعُ مَكْرًا ۚ إِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ ﴿٢١﴾
Ve iza ezaknen nase rahmeten min ba'di darrae messethum iza lehum mekrun fi ayatina kulillahu esrau mekran inne rusulena yektubune ma temkurun.
İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra kendilerine bir rahmet tattırdığımız zaman, âyetlerimiz hakkında derhal bir takım hilekârlıklara girişirler. De ki: "Allah'ın hilesi daha çabuktur. Haberiniz olsun ki elçilerimiz yaptığınız hileleri yazıp duruyorlar
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَإِذَآLemma: إِذا | Edat + İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَذَقۡنَاLemma: أَذاقَ | Fiil + İsim | tattırmak | ذوق | tatmak |
| 3 | ٱلنَّاسَLemma: ناس | Edat + İsim | i̇nsanlar | أنس | alışmak, yakınlık kurmak; insan |
| 4 | رَحۡمَةٗLemma: رَحْمَة | İsim | rahmet | رحم | merhamet etmek, rahmet |
| 5 | مِّنۢLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | بَعۡدِLemma: بَعْد | İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 7 | ضَرَّآءَLemma: ضَرّاء | İsim | zarar | ضرر | zarar vermek |
| 8 | مَسَّتۡهُمۡLemma: مَسَّ | Fiil + İsim | dokunur | مسس | dokunmak |
| 9 | إِذَاLemma: إِذا | Edat | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | لَهُم | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | مَّكۡرٞLemma: مَكْر | İsim | tuzak | مكر | tuzak kurmak |
| 12 | فِيٓLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | ءَايَاتِنَاۚLemma: آيَة | İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 14 | قُلِLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 15 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 16 | أَسۡرَعُLemma: أَسْرَع | İsim | hızlı | سرع | acele etmek / hızlı olmak |
| 17 | مَكۡرًاۚLemma: مَكْر | İsim | tuzak | مكر | tuzak kurmak |
| 18 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | رُسُلَنَاLemma: رَسُول | İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 20 | يَكۡتُبُونَLemma: كَتَبَ | Fiil + İsim | yazar | كتب | yazmak, kitap, farz kılmak |
| 21 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | تَمۡكُرُونَLemma: مَكَرَ | Fiil + İsim | tuzak | مكر | tuzak kurmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.