Sûre 10 · Ayet 17
يونس
10. Yûnus Suresi · 17. Ayet
فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَـٰتِهِۦٓ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْمُجْرِمُونَ ﴿١٧﴾
Femen azlemu mimmen iftera alellahi keziben ev kezzebe bi ayatihi innehu la yuflihul mucrimun.
Artık bir yalanı Allah'a iftira eden veya O'nun âyetlerini inkar edenden daha zalim kim olabilir? Hiç şüphesiz o mücrimler iflah olmayacaklar
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَمَنۡLemma: مَن | Edat + İsim | kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَظۡلَمُLemma: أَظْلَم | İsim | daha zalim | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
| 3 | مِمَّنِLemma: مَن | Edat + İsim | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ٱفۡتَرَىٰLemma: افْتَرَى | Fiil | iftira etti | فري | yarmak/kesmek; uydurmak/iftira etmek |
| 5 | عَلَىLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 7 | كَذِبًاLemma: كَذِب | İsim | yalanlar | كذب | yalan söylemek, yalanlamak |
| 8 | أَوۡLemma: أَو | Edat | veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | كَذَّبَLemma: كَذَّبَ | Fiil | yalanlar | كذب | yalan söylemek, yalanlamak |
| 10 | بِـَٔايَٰتِهِۦٓۚLemma: آيَة | Edat + İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 11 | إِنَّهُۥLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | يُفۡلِحُLemma: أَفْلَحَ | Fiil | kurtulur | فلح | kurtulmak, felah |
| 14 | ٱلۡمُجۡرِمُونَLemma: مُجْرِم | Edat + İsim | suçlular | جرم | suç işlemek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.