Sûre 9 · Ayet 6
التوبة
9. Tevbe Suresi · 6. Ayet
وَإِنْ أَحَدٌ مِّنَ ٱلْمُشْرِكِينَ ٱسْتَجَارَكَ فَأَجِرْهُ حَتَّىٰ يَسْمَعَ كَلَـٰمَ ٱللَّهِ ثُمَّ أَبْلِغْهُ مَأْمَنَهُۥ ۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَعْلَمُونَ ﴿٦﴾
Ve in ehadun minel müşrikine istecarake fe ecirhu hatta yesmea kelamellahi sümme eblighu me'menehu zalike bi ennehum kavmun la ya'lemun.
Eğer müşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver. Ta ki, Allah'ın kelâmını dinlesin. Sonra onu güvenlik içinde olduğu yere kadar gönder. Çünkü bunlar gerçekten de bilgisiz bir kavimdirler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَإِنۡLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَحَدٞLemma: أَحَد | İsim | biri | أحد | birlik, teklik |
| 3 | مِّنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ٱلۡمُشۡرِكِينَLemma: مُشْرِك | Edat + İsim | müşrik | شرك | ortak olmak, ortak koşmak |
| 5 | ٱسۡتَجَارَكَLemma: اسْتَجارَ | Fiil + İsim | himaye etmek | جور | sığınmak / komşuluk ve eğrilik anlamı |
| 6 | فَأَجِرۡهُLemma: يُجِيرُ | Edat + Fiil + İsim | himaye etmek | جور | sığınmak / komşuluk ve eğrilik anlamı |
| 7 | حَتَّىٰLemma: حَتَّى | Edat | ta ki, kadar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | يَسۡمَعَLemma: سَمِعَ | Fiil | işitir | سمع | işitmek |
| 9 | كَلَٰمَLemma: كَلام | İsim | konuşmak | كلم | konuşmak |
| 10 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 11 | ثُمَّLemma: ثُمّ | Edat | sonra, ardından | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | أَبۡلِغۡهُLemma: أَبْلَغُ | Fiil + İsim | ulaşır | بلغ | ulaşmak |
| 13 | مَأۡمَنَهُۥۚLemma: مَأْمَن | İsim | İman etti | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 14 | ذَٰلِكَLemma: ذا | İsim + Edat | işte bu | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | بِأَنَّهُمۡLemma: أَنّ | Edat + İsim | çünkü onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | قَوۡمٞLemma: قَوْم | İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 17 | لَّاLemma: لا | Edat | hayır/değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | يَعۡلَمُونَLemma: عَلِمَ | Fiil + İsim | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.