Sûre 9 · Ayet 122
التوبة
9. Tevbe Suresi · 122. Ayet
۞ وَمَا كَانَ ٱلْمُؤْمِنُونَ لِيَنفِرُوا۟ كَآفَّةً ۚ فَلَوْلَا نَفَرَ مِن كُلِّ فِرْقَةٍ مِّنْهُمْ طَآئِفَةٌ لِّيَتَفَقَّهُوا۟ فِى ٱلدِّينِ وَلِيُنذِرُوا۟ قَوْمَهُمْ إِذَا رَجَعُوٓا۟ إِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ ﴿١٢٢﴾
Ve ma kanel mu'minune li yenfiru kaffeten fe lev la nefere min kulli firkatin minhum taifetun li yetefekkahu fid dini ve li yunziru kavmehum iza raceu ileyhim lealle
Bununla beraber müminlerin hepsinin birden topyekün savaşa katılmaları uygun değildir. Her kabileden bir kısım insanlar da din ilimlerinde derinleşmeli ve kabileleri savaştan dönüp gelince onları uyarmalıdır ki, böylece Allah'ın azabından sakınırlar
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ۞وَمَاLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | كَانَLemma: كانَ | Fiil | idi | كون | olmak, var olmak |
| 3 | ٱلۡمُؤۡمِنُونَLemma: مُؤْمِن | Edat + İsim | mümin | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 4 | لِيَنفِرُواْLemma: نَفَرَ | Edat + Fiil + İsim | seferber olmak | نفر | seferber olmak / uzaklaşmak |
| 5 | كَآفَّةٗۚLemma: كافَّة | İsim | topluca | كفف | alıkoymak / çekmek |
| 6 | فَلَوۡلَاLemma: ف | Edat | keşke | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | نَفَرَLemma: نَفَرَ | Fiil | seferber olmak | نفر | seferber olmak / uzaklaşmak |
| 8 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | كُلِّLemma: كُلّ | İsim | her | كلل | bütün, tamamı |
| 10 | فِرۡقَةٖLemma: فِرْقَة | İsim | ayırmak | فرق | ayırmak |
| 11 | مِّنۡهُمۡLemma: مِن | Edat + İsim | onlardan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | طَآئِفَةٞLemma: طائِفَة | İsim | topluluk | طوف | dolaşmak |
| 13 | لِّيَتَفَقَّهُواْLemma: يَتَفَقَّهُ | Edat + Fiil + İsim | anlamak, fıkıh | فقه | anlamak, fıkıh |
| 14 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | ٱلدِّينِLemma: دِين | Edat + İsim | din, hesap | دين | din, hesap günü, borç, yaşam biçimi |
| 16 | وَلِيُنذِرُواْLemma: أَنذَرَ | Edat + Fiil + İsim | uyarır | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 17 | قَوۡمَهُمۡLemma: قَوْم | İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 18 | إِذَاLemma: إِذا | İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | رَجَعُوٓاْLemma: رَجَعَ | Fiil + İsim | döner | رجع | dönmek |
| 20 | إِلَيۡهِمۡLemma: إِلَى | Edat + İsim | onlara | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | لَعَلَّهُمۡLemma: لَعَلّ | Edat + İsim | belki onlar, umarım onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | يَحۡذَرُونَLemma: يَحْذَرُ | Fiil + İsim | sakınmak | حذر | sakınmak / tedbirli olmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.