Sûre 6 · Ayet 44
الأنعام
6. En'âm Suresi · 44. Ayet
فَلَمَّا نَسُوا۟ مَا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ أَبْوَٰبَ كُلِّ شَىْءٍ حَتَّىٰٓ إِذَا فَرِحُوا۟ بِمَآ أُوتُوٓا۟ أَخَذْنَـٰهُم بَغْتَةً فَإِذَا هُم مُّبْلِسُونَ ﴿٤٤﴾
Fe lemma nesu ma zukkiru bihi fetahna aleyhim ebvabe kulli şey'in hatta iza ferihu bima utu ehaznahum bagteten fe iza hum mublisun.
Kendilerine hatırlatılanları unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık. Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalınca onları azabımızla ansızın yakalayıverdik. Hemen ümitsizliğe kapılıp şaşkına döndüler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَلَمَّاLemma: لَمّا | Edat + İsim | henüz, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | نَسُواْLemma: نَسِيَ | Fiil + İsim | unutur | نسي | unutmak |
| 3 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ذُكِّرُواْLemma: ذُكِّرَ | Fiil + İsim | zikir | ذكر | hatırlamak, anmak; zikir |
| 5 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | فَتَحۡنَاLemma: فَتَحَ | Fiil + İsim | açar | فتح | açmak, fetih |
| 7 | عَلَيۡهِمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | onlar üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | أَبۡوَٰبَLemma: باب | İsim | kapı | بوب | kapı; bölüm/kısım |
| 9 | كُلِّLemma: كُلّ | İsim | her | كلل | bütün, tamamı |
| 10 | شَيۡءٍLemma: شَىْء | İsim | şey, bir şey | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 11 | حَتَّىٰٓLemma: حَتَّى | Edat | ta ki, kadar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | إِذَاLemma: إِذا | İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | فَرِحُواْLemma: فَرِحَ | Fiil + İsim | sevinmek | فرح | sevinmek |
| 14 | بِمَآLemma: ما | Edat + İsim | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | أُوتُوٓاْLemma: آتَى | Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 16 | أَخَذۡنَٰهُمLemma: أَخَذَ | Fiil + İsim | alır | أخذ | almak |
| 17 | بَغۡتَةٗLemma: بَغْتَة | İsim | ansızın | بغت | ansızın gelmek; beklenmedik şekilde |
| 18 | فَإِذَاLemma: ف | Edat | ve, böylece | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | هُمLemma: هُم | İsim | onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | مُّبۡلِسُونَLemma: مُبْلِس | İsim | ümitsizler | بلس | ümitsizliğe düşmek; şaşkınlık içinde kalmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.