Sûre 50 · Ayet 2
ق
50. Kâf Suresi · 2. Ayet
بَلْ عَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ فَقَالَ ٱلْكَـٰفِرُونَ هَـٰذَا شَىْءٌ عَجِيبٌ ﴿٢﴾
Bel acibu en caehüm münzirun minhüm fe kalel kafirune haza şey'ün acib.
Doğrusu kâfirler kendi içlerinden uyarıcı bir peygamber geldiğine şaşırdılar da dediler ki: "Bu şaşılacak bir şeydir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | بَلۡLemma: بَل | Edat | aksine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | عَجِبُوٓاْLemma: عَجِبُ | Fiil + İsim | şaşırmak | عجب | şaşmak / hayran kalmak |
| 3 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | جَآءَهُمLemma: جاءَ | Fiil + İsim | gelir | جيأ | gelmek |
| 5 | مُّنذِرٞLemma: مُنذِر | İsim | uyarmak, korkutmak | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 6 | مِّنۡهُمۡLemma: مِن | Edat + İsim | onlardan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | فَقَالَLemma: قالَ | Edat + Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 8 | ٱلۡكَٰفِرُونَLemma: كافِر | Edat + İsim | kafir | كفر | örtmek, inkâr etmek |
| 9 | هَٰذَاLemma: ذا | Edat + İsim | bu | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | شَيۡءٌLemma: شَىْء | İsim | şey, bir şey | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 11 | عَجِيبٌLemma: عَجِيب | İsim | şaşırtıcı | عجب | şaşmak / hayran kalmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.