Sûre 4 · Ayet 54
النساء
4. Nisâ Suresi · 54. Ayet
أَمْ يَحْسُدُونَ ٱلنَّاسَ عَلَىٰ مَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ ۖ فَقَدْ ءَاتَيْنَآ ءَالَ إِبْرَٰهِيمَ ٱلْكِتَـٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَءَاتَيْنَـٰهُم مُّلْكًا عَظِيمًا ﴿٥٤﴾
Em yahsudune en nase ala ma atahumullahu min fadlihi fekad ateyna ale ibrahimel kitabe vel hikmete ve ateynahum mülken azima.
Yoksa onlar, Allah'ın lütuf ve kereminden insanlara verdiği nimetleri kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmeti vermiştik. Hem de onlara büyük bir mülk ve saltanat ihsan ettik
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أَمۡLemma: أَم | Edat | yoksa, veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَحۡسُدُونَLemma: حَسَدَ | Fiil + İsim | kıskanmak | حسد | haset etmek / kıskanmak |
| 3 | ٱلنَّاسَLemma: ناس | Edat + İsim | i̇nsanlar | أنس | alışmak, yakınlık kurmak; insan |
| 4 | عَلَىٰLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | مَآLemma: ما | İsim | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | ءَاتَىٰهُمُLemma: آتَى | Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 7 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 8 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | فَضۡلِهِۦۖLemma: فَضْل | İsim | fazilet, lütuf | فضل | fazlalık, üstünlük, lütuf; üstün kılmak |
| 10 | فَقَدۡLemma: ف | Edat | gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | ءَاتَيۡنَآLemma: آتَى | Fiil + İsim | verdik | أتي | gelmek, getirmek |
| 12 | ءَالَLemma: آل | İsim | aile | أول | ilk olmak, başlangıç; (أولو/أولات) sahip olanlar, -e sahip |
| 13 | إِبۡرَٰهِيمَLemma: إِبْراهِيم | İsim | İbrahim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | ٱلۡكِتَٰبَLemma: كِتاب | Edat + İsim | kitap | كتب | yazmak, kitap, farz kılmak |
| 15 | وَٱلۡحِكۡمَةَLemma: حِكْمَة | Edat + İsim | hikmetli, hakim | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
| 16 | وَءَاتَيۡنَٰهُمLemma: آتَى | Edat + Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 17 | مُّلۡكًاLemma: مُلْك | İsim | mülk, egemenlik | ملك | sahip olmak, hükmetmek; mülk |
| 18 | عَظِيمٗاLemma: عَظِيم | İsim | büyük | عظم | büyük olmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.