Sûre 4 · Ayet 35
النساء
4. Nisâ Suresi · 35. Ayet
وَإِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَٱبْعَثُوا۟ حَكَمًا مِّنْ أَهْلِهِۦ وَحَكَمًا مِّنْ أَهْلِهَآ إِن يُرِيدَآ إِصْلَـٰحًا يُوَفِّقِ ٱللَّهُ بَيْنَهُمَآ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا خَبِيرًا ﴿٣٥﴾
Ve in hıftüm şikaka beynihima feb'asu hakemen min ehlihi ve hakemen min ehliha in yürida islahan yüveffikıllahü beynehüma innellahe kane alimen habira.
Eğer karıkoca arasının açılmasından endişeye düşerseniz bir hakem erkeğin tarafından, bir hakem de kadının ailesinden kendilerine gönderin. Bu arabulucu hakemler gerçekten barıştırmak isterlerse, Allah karıkoca arasındaki dargınlık yerine geçim verir. Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir, her şeyin aslından haberdardır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَإِنۡLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | خِفۡتُمۡLemma: خافَ | Fiil + İsim | korkar | خوف | korkmak |
| 3 | شِقَاقَLemma: شِقاق | İsim | ayrılık | شقق | yarılmak / ayrılmak / zor gelmek |
| 4 | بَيۡنِهِمَاLemma: بَيْن | İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 5 | فَٱبۡعَثُواْLemma: بَعَثَ | Edat + Fiil + İsim | gönderdi, diriltti | بعث | diriltmek, göndermek |
| 6 | حَكَمٗاLemma: حَكَم | İsim | hükmeder | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
| 7 | مِّنۡLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | أَهۡلِهِۦLemma: أَهْل | İsim | ehil, sahip | أهل | aile, halk; ehil/layık olmak |
| 9 | وَحَكَمٗاLemma: حَكَم | Edat + İsim | hükmeder | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
| 10 | مِّنۡLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | أَهۡلِهَآLemma: أَهْل | İsim | ehil, sahip | أهل | aile, halk; ehil/layık olmak |
| 12 | إِنLemma: إِن | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | يُرِيدَآLemma: أَرادَ | Fiil + İsim | ister | رود | istemek, irade |
| 14 | إِصۡلَٰحٗاLemma: إِصْلاح | İsim | ıslah, iyi olmak | صلح | ıslah, iyi olmak |
| 15 | يُوَفِّقِLemma: يُوَفِّقِ | Fiil | uzlaştırmak | وفق | uygun kılmak / uzlaştırmak |
| 16 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 17 | بَيۡنَهُمَآۗLemma: بَيْن | İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 18 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 20 | كَانَLemma: كانَ | Fiil | idi | كون | olmak, var olmak |
| 21 | عَلِيمًاLemma: عَلِيم | İsim | bilen, alim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 22 | خَبِيرٗاLemma: خَبِير | İsim | haberdar | خبر | haber vermek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.