Sûre 39 · Ayet 47
الزمر
39. Zümer Suresi · 47. Ayet
وَلَوْ أَنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦ مِن سُوٓءِ ٱلْعَذَابِ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ وَبَدَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مَا لَمْ يَكُونُوا۟ يَحْتَسِبُونَ ﴿٤٧﴾
Velev enne lillezine zalemu ma fil'ardı cemian ve mislehu meahu leftedev bihi min suil'azabi yevmelkıyameti ve beda lehüm minallahi ma lem yekunu yahtesibun.
Eğer bütün yeryüzündekiler ve bir o kadarı da beraber o zulmedenlerin olsaydı, kıyamet günü azabın kötülüğünden kurtulmak için onu mutlaka feda ederlerdi. Ancak ne var ki, hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkarılır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَلَوۡLemma: و | Edat | eğer bile | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَنَّLemma: أَنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | لِلَّذِينَLemma: الَّذِي | Edat + İsim | kimseler için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ظَلَمُواْLemma: ظَلَمَ | Fiil + İsim | zulmeder | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
| 5 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ٱلۡأَرۡضِLemma: أَرْض | Edat + İsim | yeryüzü | أرض | yeryüzü, toprak |
| 8 | جَمِيعٗاLemma: جَمِيع | İsim | hepsi, tümü | جمع | toplamak |
| 9 | وَمِثۡلَهُۥLemma: مِثْل | Edat + İsim | gibi, benzer | مثل | örnek, misal |
| 10 | مَعَهُۥLemma: مَع | İsim | ile beraber | معي | beraberlik, eşlik; birlikte bulunma |
| 11 | لَٱفۡتَدَوۡاْLemma: افْتَدَى | Edat + Fiil + İsim | fidye vermek | فدي | fidye vermek |
| 12 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | سُوٓءِLemma: سُوء | İsim | kötülük | سوأ | kötü olmak |
| 15 | ٱلۡعَذَابِLemma: عَذاب | Edat + İsim | azap | عذب | azap etmek, ceza vermek |
| 16 | يَوۡمَLemma: يَوْم | İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 17 | ٱلۡقِيَٰمَةِۚLemma: قِيامَة | Edat + İsim | kıyamet | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 18 | وَبَدَاLemma: بَدا | Edat + Fiil | görünür | بدو | açığa çıkmak / görünmek / ortaya belirmek |
| 19 | لَهُم | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | مِّنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 22 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 23 | لَمۡLemma: لَم | Edat | değil (geçmiş) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 24 | يَكُونُواْLemma: كانَ | Fiil + İsim | olur | كون | olmak, var olmak |
| 25 | يَحۡتَسِبُونَLemma: يَحْتَسِبُ | Fiil + İsim | hesaba katılır | حسب | hesaplamak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.