Sûre 37 · Ayet 177
الصافات
37. Sâffât Suresi · 177. Ayet
فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ ﴿١٧٧﴾
Feiza nezzele bisahatim fesae sabahül münzerin.
Fakat (azabımız) onların sahasına indiği zaman, (o acı sonuçla) uyarılanların sabahı ne kötüdür
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَإِذَاLemma: إِذا | Edat + İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | نَزَلَLemma: نَزَلَ | Fiil | indirir | نزل | inmek, indirmek |
| 3 | بِسَاحَتِهِمۡLemma: ساحَت | Edat + İsim | bölge | سوح | düz yer, geniş yer, çöl, boş alan |
| 4 | فَسَآءَLemma: ساءَ | Edat + Fiil | kötü | سوأ | kötü olmak |
| 5 | صَبَاحُLemma: صَباح | İsim | sabah | صبح | sabah, aydınlık |
| 6 | ٱلۡمُنذَرِينَLemma: مُنذَر | Edat + İsim | uyarmak, korkutmak | نذر | uyarmak, korkutmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.