Sûre 3 · Ayet 180
آل عمران
3. Âl-i İmrân Suresi · 180. Ayet
وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ هُوَ خَيْرًا لَّهُم ۖ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَّهُمْ ۖ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا۟ بِهِۦ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۗ وَلِلَّهِ مِيرَٰثُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ ﴿١٨٠﴾
Ve la yahsebennelleziyne yebhalune bima atahumullahu min fadlihi huve hayran lehum bel huve şerrun lehum seyutavvekuune ma bahilu bihi yevmel kiyameti ve lillahi mirasus semavati vel ardı vallahu bima ta'melune habir.
Allah'ın, kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır o, kendileri için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'a aittir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَحۡسَبَنَّLemma: حَسِبَ | Fiil + Edat | sanır | حسب | hesaplamak |
| 3 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | يَبۡخَلُونَLemma: بَخِلَ | Fiil + İsim | cimrilik ederler | بخل | cimri olmak |
| 5 | بِمَآLemma: ما | Edat + İsim | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | ءَاتَىٰهُمُLemma: آتَى | Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 7 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 8 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | فَضۡلِهِۦLemma: فَضْل | İsim | fazilet, lütuf | فضل | fazlalık, üstünlük, lütuf; üstün kılmak |
| 10 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | خَيۡرٗاLemma: خَيْر | İsim | hayır | خير | iyi olmak, hayır |
| 12 | لَّهُمۖ | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | بَلۡLemma: بَل | Edat | aksine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | شَرّٞLemma: شَرّ | İsim | şer | شرر | kötülük yapmak, zarar vermek, şer |
| 16 | لَّهُمۡۖ | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | سَيُطَوَّقُونَLemma: يُطَوَّقُ | Edat + Fiil + İsim | boyunlarına halka takılacak | طوق | güç yetirmek / boyna dolamak |
| 18 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | بَخِلُواْLemma: بَخِلَ | Fiil + İsim | cimrilik ettiler | بخل | cimri olmak |
| 20 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | يَوۡمَLemma: يَوْم | İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 22 | ٱلۡقِيَٰمَةِۗLemma: قِيامَة | Edat + İsim | kıyamet | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 23 | وَلِلَّهِLemma: اللَّه | Edat + İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 24 | مِيرَٰثُLemma: مِيراث | İsim | miras almak | ورث | miras almak / mirasçı olmak |
| 25 | ٱلسَّمَٰوَٰتِLemma: سَماء | Edat + İsim | gökler | سمو | yükselmek; isim |
| 26 | وَٱلۡأَرۡضِۗLemma: أَرْض | Edat + İsim | yer | أرض | yeryüzü, toprak |
| 27 | وَٱللَّهُLemma: اللَّه | Edat + İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 28 | بِمَاLemma: ما | Edat + İsim | olana | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 29 | تَعۡمَلُونَLemma: عَمِلَ | Fiil + İsim | yaparsınız | عمل | iş yapmak, amel |
| 30 | خَبِيرٞLemma: خَبِير | İsim | haberdar | خبر | haber vermek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.