Sûre 24 · Ayet 4
النور
24. Nûr Suresi · 4. Ayet
وَٱلَّذِينَ يَرْمُونَ ٱلْمُحْصَنَـٰتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا۟ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَآءَ فَٱجْلِدُوهُمْ ثَمَـٰنِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا۟ لَهُمْ شَهَـٰدَةً أَبَدًا ۚ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَـٰسِقُونَ ﴿٤﴾
Vellezine yermunel muhsanati summe lem ye'tu bi erbeati şuheda'e fecliduhum semanine celdeten ve la takbelu lehum şehadeten ebeden ve ulaike humul fasikun.
Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu ispat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkardırlar
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | Edat + İsim | ve kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَرۡمُونَLemma: رَمَى | Fiil + İsim | suçlamak | رمي | atmak / isnat etmek |
| 3 | ٱلۡمُحۡصَنَٰتِLemma: مُحْصَنَة | Edat + İsim | iffetli kadınlar | حصن | korumak / sağlamlaştırmak |
| 4 | ثُمَّLemma: ثُمّ | Edat | sonra, ardından | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | لَمۡLemma: لَم | Edat | değil (geçmiş) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | يَأۡتُواْLemma: أَتَى | Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 7 | بِأَرۡبَعَةِLemma: أَرْبَعَة | Edat + İsim | dört | ربع | dört; dördüncü; çeyrek |
| 8 | شُهَدَآءَLemma: شَهِيد | İsim | şahit | شهد | şahitlik etmek |
| 9 | فَٱجۡلِدُوهُمۡLemma: اجْلِدُ | Edat + Fiil + İsim | celdelemek | جلد | deri / kırbaçlamak |
| 10 | ثَمَٰنِينَLemma: ثَمانِين | İsim | seksen | ثمن | bedel/fiyat; sekiz/sekizde bir |
| 11 | جَلۡدَةٗLemma: جَلْدَة | İsim | kırbaç | جلد | deri / kırbaçlamak |
| 12 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | تَقۡبَلُواْLemma: يَقْبَلُ | Fiil + İsim | kabul | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 14 | لَهُمۡ | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | شَهَٰدَةًLemma: شَهادَة | İsim | şahitlik etti | شهد | şahitlik etmek |
| 16 | أَبَدٗاۚLemma: أَبَدًا | İsim | asla, ebediyen | أبد | ebedi, sonsuz, daima, abad |
| 17 | وَأُوْلَـٰٓئِكَLemma: ذا | Edat + İsim | İşte onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | هُمُ | İsim | onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | ٱلۡفَٰسِقُونَLemma: فاسِق | Edat + İsim | fasık | فسق | sapıtmak, fasıklık |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.