Sûre 20 · Ayet 18
طه
20. Tâhâ Suresi · 18. Ayet
قَالَ هِىَ عَصَاىَ أَتَوَكَّؤُا۟ عَلَيْهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِى وَلِىَ فِيهَا مَـَٔارِبُ أُخْرَىٰ ﴿١٨﴾
Kale hiye asaye ettevekkeu aleyha ve ehussu biha ala ganemi ve liye fiha mearibu uhra
Musa dedi: "O benim asâm (değneğim) dır, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkerim ve onda başka hacetlerim (faydalanacağım şeyler) de var
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | هِيَ | İsim | O (kadın) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | عَصَايَLemma: عَصا | İsim | asan | عصو | değnek/asa; karşı gelmek/isyan etmek |
| 4 | أَتَوَكَّؤُاْLemma: أَتَوَكَّؤُا۟ | Fiil | dayanmak | وكأ | yaslanmak; dayanmak; dayanak/yastık |
| 5 | عَلَيۡهَاLemma: عَلَى | Edat + İsim | onun üzerine (dişil) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | وَأَهُشُّLemma: أَهُشُّ | Edat + Fiil | yaprak dökmek | هشش | yaprak dökmek |
| 7 | بِهَا | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | عَلَىٰLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | غَنَمِيLemma: غَنَم | İsim | koyun | غنم | ganimet / koyun |
| 10 | وَلِيَ | Edat + İsim | dost, veli | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | فِيهَاLemma: فِي | Edat + İsim | onda | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | مَـَٔارِبُLemma: مَآرِب | İsim | kullanımlar | أرب | ihtiyaç, istek, amaç, gaye |
| 13 | أُخۡرَىٰLemma: آخَر | İsim | başka, diğer | أخر | ertelemek, sonra olmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.