Sûre 2 · Ayet 240
البقرة
2. Bakara Suresi · 240. Ayet
وَٱلَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَٰجًا وَصِيَّةً لِّأَزْوَٰجِهِم مَّتَـٰعًا إِلَى ٱلْحَوْلِ غَيْرَ إِخْرَاجٍ ۚ فَإِنْ خَرَجْنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِى مَا فَعَلْنَ فِىٓ أَنفُسِهِنَّ مِن مَّعْرُوفٍ ۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ﴿٢٤٠﴾
Vellezine yuteveffevne minkum ve yezerune ezvacen vasıyyeten li ezvacihim metaen ilel havli gayre ihrac fe in haracne fela cunaha aleykum fi ma fealne fi enfusihinne min ma'ruf vallahu azizun hakim
İçinizden hanımlarını geride bırakarak vefat edecek olanlar, eşleri için senesine kadar evlerinden çıkarılmaksızın kendilerine yetecek bir malı vasiyet ederler. Bununla birlikte eğer kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | Edat + İsim | ve kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يُتَوَفَّوۡنَLemma: تَوَفَّى | Fiil + İsim | ölmek | وفي | eksiksiz yerine getirmek |
| 3 | مِنكُمۡLemma: مِن | Edat + İsim | sizden | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | وَيَذَرُونَLemma: يَذَرَ | Edat + Fiil + İsim | bırakmak | وذر | bırakmak |
| 5 | أَزۡوَٰجٗاLemma: زَوْج | İsim | eş, çift | زوج | çift olmak |
| 6 | وَصِيَّةٗLemma: وَصِيَّة | İsim | vasiyet | وصي | vasiyet etmek / tavsiye etmek |
| 7 | لِّأَزۡوَٰجِهِمLemma: زَوْج | Edat + İsim | eş, çift | زوج | çift olmak |
| 8 | مَّتَٰعًاLemma: مَتاع | İsim | geçici fayda | متع | yararlandırmak |
| 9 | إِلَىLemma: إِلَى | Edat | -e, -a doğru | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | ٱلۡحَوۡلِLemma: حَوْل | Edat + İsim | yıl | حول | dönmek / çevre olmak |
| 11 | غَيۡرَLemma: غَيْر | İsim | başka, dışında | غير | başka olmak, değişmek |
| 12 | إِخۡرَاجٖۚLemma: إِخْراج | İsim | çıkar | خرج | çıkmak |
| 13 | فَإِنۡLemma: ف | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | خَرَجۡنَLemma: خَرَجَ | Fiil + İsim | çıkar | خرج | çıkmak |
| 15 | فَلَاLemma: ف | Edat | artık değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | جُنَاحَLemma: جُناح | İsim | sakınca | جنح | meyletmek / kanat / sakınca |
| 17 | عَلَيۡكُمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | sizin üzerinize | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | فَعَلۡنَLemma: فَعَلَ | Fiil + İsim | yapar | فعل | yapmak, fiil |
| 21 | فِيٓLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | أَنفُسِهِنَّLemma: نَفْس | İsim | nefis | نفس | can, nefis, öz |
| 23 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 24 | مَّعۡرُوفٖۗLemma: مَعْرُوف | İsim | i̇yilik | عرف | tanımak, bilmek |
| 25 | وَٱللَّهُLemma: اللَّه | Edat + İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 26 | عَزِيزٌLemma: عَزِيز | İsim | güçlü, aziz | عزز | güçlü olmak |
| 27 | حَكِيمٞLemma: حَكِيم | İsim | hikmetli, hakim | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.